7. Ceza Dairesi 2022/16015 E. 2023/1920 K. — Yargıtay Kararı
7. Ceza Dairesi 2022/16015 Esas 2023/1920 Karar 01.03.2023
7. Ceza Dairesi 2022/16015 E., 2023/1920 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/654 E., 2022/280 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2015 tarihli ve 2014/901 Esas, 2015/38 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci
maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak eşyanın 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.
2.Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2015 tarihli ve 2014/901 Esas, 2015/38 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 02.11.2020 tarihli ve 2017/5754 Esas, 2020/15325 Karar sayılı ilâmıyla; Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, Kabule göre de; Dairemizce kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; İncelemeye konu iş bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 19.07.2014, iddianame düzenlenme tarihinin 30.09.2014 olduğu, Sanığın Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/682 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 17.07.2014 ve iddianame düzenlenme tarihinin 26.09.2014 olduğu anlaşılmakla, Suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. madde kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2022 tarihli ve 2020/654 Esas, 2022/280 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, 7242 sayılı Kanun ile aynı maddeye eklenen yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanunu'nun 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak eşyanın 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.12.2022 tarihli ve 2022/125040 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz nedenleri; sanığın sabıka kaydı olmadığı halde hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin gerekçesiz olarak uygulanmadığına, eşyanın azlığı ve sanığın savunması gözetilerek beraat kararı verilmesi gerektiğine ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1.19.07.2014 tarihinde Ankara Tren Gar'ında kolluk görevlilerince bulunan bavulda 76 karton gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği ve sanığın bavulun sahibi olduğunu beyan ettiği görülmüştür.
2.Suça konu sigaraların gümrük kaçağı olduğuna ilişkin bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.
3.Sanık bozma ilamı öncesi talimat mercii tarafından müdafii eşliğinde alınan savunmasında Erzurum ilinden kaçak sigaraları aldığını, inşaat işinde çalıştığını, bu sigaraları da Bursa ilinde birlikte çalıştığı arkadaşları ile içmek amacıyla aldığını, ticari amacının olmadığını beyan etmiş, bozma ilamı sonrası talimat mercii tarafından alınan savunmalarında önceki savunmalarını tekrarla gümrük vergilerini ve gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyecek maddi durumunun olmadığını beyan etmiştir.
4.Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı kısımda ayrıntılarına yer verilen Yargıtay Bozma ilamı doğrultusunda, Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/682 Esas sırasında kayıtlı 17.12.2020 tarihinde işbu dosya kapsamında birleştirme kararı verilen dosyanın, temyiz incelemesine esas olan dosyanın içine alındığı, ancak mahkeme tarafından gerekçe kısmında da belirtildiği üzere bu hususta sehven hüküm kurulmadığı anlaşılmıştır.
5.Sanığa soruşturma aşamalarında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı anlaşılmıştır. Bozma ilamı sonrası yargılamada, sanığa her iki dosyada yer alan gümrüklenmiş değerlerin iki katını etkin pişmanlık kapsamında ödemesi halinde cezasında 1/3 indirim oranı bildirilerek ihtarat yapılmıştır.
IV. GEREKÇE Sanık hakkında kurulan hükümde, 1.İncelenen ana dosyada suç tarihinin 19.07.2014, iddianame düzenleme tarihinin 30.09.2014 olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesine esas alınan birleşen Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/682 Esas, 2020/479 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 17.07.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 26.09.2014 olduğu; söz konusu eylemler arasında hukuki ve fiili kesintinin olmadığı, sanığın eylemleri yönünden 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uygulanmak suretiyle hüküm tesis edilmesi gerekirken, birleşen dosya yönünden karar verilmeden yazılı şekilde hüküm tesis edilmek suretiyle eksik ceza tayini,
2.5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde
işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve hakkında ödemediğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
3.Dosya kapsamında tek sanık olduğu halde, katılan lehine vekalet ücretine hükmedilirken "sanıklardan" alınmasına karar verilmesi suretiyle hükümde karışıklık oluşturulması,
nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2022 tarihli ve 2020/654 Esas, 2022/280 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.