7. Ceza Dairesi 2022/15789 E. 2025/320 K. — Yargıtay Kararı
7. Ceza Dairesi 2022/15789 Esas 2025/320 Karar 09.01.2025
7. Ceza Dairesi 2022/15789 E., 2025/320 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/124 E., 2021/532 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1. Dosya kapsamında iki farklı KEMT varakası ile bilirkişi raporunun bulunduğu, mahkemece bilirkişi raporunda belirtilen ve daha düşük olan meblağın gümrüklenmiş değer olarak dikkate alınması suretiyle sanığa 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulduğu ve bu kapsamda ödemenin yapıldığı anlaşılmakla, bilirkişi raporu ile KEMT varakalarındaki çelişkinin giderilmesi suretiyle, gerekirse sanığa yeniden usulüne uygun olarak etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Dairemizce kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.05.2017 tarih 2015/7-389 E, 2017/272 K sayılı ve 08.04.2014 tarih, 2013/7-591 E, 2014/171 K sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 15.10.2014, iddianame düzenlenme tarihinin 13.01.2015 olduğu,
Sanığın Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 2021/11419 Esas sayısında kayıtlı olup aynı gün incelenen, İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2015/390 Esas, 2015/433 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 25.06.2014, iddianame düzenlenme tarihinin 26.08.2015 olduğu anlaşılmakla,
Suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. madde kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3. Sanığın tekerrüre esas alınan ve adli sicil kaydında tekerrüre esas olan ilâmlarının her ne kadar 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu kapsamında olduğu görülmüş ise de, söz konusu ilamlarının incelenmesinde niteliği itibarıyla 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçu kapsamında olduğu anlaşılmış olup, 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23.maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği gözetilerek bu ilâmlarla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilâmların tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4. Sanık hakkında hem hapis hem de adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasında adli para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.01.2025 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.