7. Ceza Dairesi 2022/15715 E. 2024/9686 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2022/15715 E. 2024/9686 K. — Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2022/15715 Esas 2024/9686 Karar 07.11.2024
7. Ceza Dairesi 2022/15715 E.,  2024/9686 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/140 E., 2021/49 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; cezanın üst sınırdan belirlenerek, eşya değerinin fahiş olması nedeniyle cezada artırım yapılması gerektiğine, karar tarihinde yürürlükte olan maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2. Sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri; dava konusu çayların gümrük kaçağı olmadığına,

sanığın atılı suçu işlemediğine, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, önleme araması kararına istinaden uygulama noktasında durdurulan sanık ...'in sevk ve idaresinde, yanında sanık ...'ın bulunduğu araçta yapılan aramada 1.620 kilogram çay ele geçirilmiştir. Sanıklar çayları sanık ...'e ait depodan yüklediklerini ifade ederek 22.02.2014 tarihli sevk irsaliyesi sunmuşlardır.

Sanık ...'e ait şirketin defter ve belgelerinin incelenmesinde, 2014 yılına ait çay alımına ilişkin yevmiye defterinde herhangi bir kaydın bulunmadığı, muhtelif müşterilere satılmak üzere düzenlenen söz konusu irsaliyenin gerçeği yansıtmadığı belirtilmiştir.

Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve aynı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır.

Dosya kapsamındaki ÇAYKUR raporuna göre, dava konusu çayların orta kaliteli yabancı menşeili çay olduğu belirlenmiştir.

Sanık ... savunmasında, sanık ...'a yardım etmek üzere yanında gittiğini, çayların kaçak olduğunu bilmediğini ifade etmiştir.

Sanık ... savunmasında, sanık ...'e ait işyerinde çalıştığını, çayların kaçak olup olmadığını bilmediğini ifade etmiştir.

Sanık ... savunmasında, suça konu çayların kendisine ait olduğunu, kaçak olmadığını ifade etmiştir.

Malen sorumlu beyanında, aracını sanık ...'a emaneten verdiğini, aracının iade edilmesini istediğini beyan etmiştir.

Bozma ilamı sonrasında sanıklar gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödeyecek durumlarının olmadığını, lehlerine olan hükümlerin uygulanmasını istediklerini ifade etmişlerdir.

Sanık ...'ın tekerrüre esas olan kaçakçılık sabıkasında uyarlama yargılaması yapılmasına yer olmadığına dair Hakkari 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2013/310 Esas, 2014/20 Karar sayılı dosyasında 25.06.2014 tarihli ek karar verildiği UYAP kayıtlarından görülmüştür.

Suç tarihinde suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda "hafif değer" aralığında kabul edildiği anlaşılmıştır.

A. Suçta Kullanılan Nakil Aracının İadesi ile Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın kaçakçılık suçundan tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunduğundan 5607 sayılı Kanun'un 5

inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması mümkün görülmediğinden, etkin pişmanlık hususunda sanığın yanıltılması bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında belirlenen temel cezada 5607 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında artırım ile "1 yıl 12 ay" hapis cezası yerine hesap hatası sonucu "2 yıl" hapis cezası olarak belirlenmiş ise de, sonrasında aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca 1/2 indirim yapıldığında netice ceza değişmediğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Suç tarihinde sanıkta ele geçirilen gümrük kaçağı çayların ticari miktar ve mahiyette olduğu anlaşılmakla tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Suçta kullanılan nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğu anlaşılmakla, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, Mahkeme tarafından nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, nakil aracının iadesi ve sanık ... hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Suç tarihinde sanıklarda ele geçirilen gümrük kaçağı çayların ticari miktar ve mahiyette olduğu anlaşılmakla tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların atılı suçu işlediği sabit kabul edilip haklarında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık ... müdafiinin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
1. 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendilerine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanıklara gümrüklenmiş değerin

iki katı tutarını ödemeleri halinde indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, 1/3 olarak bildirilmesi suretiyle sanıkların yanıltılmaları ve haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,

2. Sanıklar hakkında belirlenen temel cezada 5607 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında artırım ile "1 yıl 12 ay" hapis cezası yerine hesap hatası sonucu "2 yıl" hapis cezası olarak belirlenmesi,

3. Dairemizce kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-389 E., 2017/272 K. sayılı ve 08.04.2014 tarihli 2013/7-591 E, 2014/171 K. sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 02.03.2014, iddianame düzenlenme tarihinin 10.04.2014 olduğu,
Sanık ...'ün Hakkari 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2020/45 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 24.04.2013, iddianame düzenlenme tarihinin 31.03.2015 olduğu, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2022/2738 Esas sayısında kayıtlı olup sanık yönünden temyiz edilmeksizin kesinleşen Gürpınar Asliye Ceza Mahkemesinin, 2014/422 Esas, 2015/140 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 20.08.2013, iddianame düzenlenme tarihinin 10.12.2014 olduğu,
Sanık ...'nın Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2021/450 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 14.03.2014, iddianame düzenlenme tarihinin 03.09.2014 olduğu, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2022/16940 Esas sayısında kayıtlı olan Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2020/833 Esas, 2021/769 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 17.09.2013, iddianame düzenlenme tarihinin 21.04.2014 olduğu anlaşılmakla,
Suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü madde kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, sanık ... yönünden kesinleşen dosyanın aslının ya da onaylı örneğinin dosya arasına alınması, eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında kaldığı kabul edilmesi halinde kesinleşen karar yönünden mahsubun düşünülmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
4. Katılan ... İdaresi lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken eksik vekalet ücretine hükmedilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
A. Suçta Kullanılan Nakil Aracının İadesi ile Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ve sanık ...'un mahkûmiyetine ilişkin karar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ve sanık ... hakkında mahkumiyetine ilişkin bölümünün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

07.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın