7. Ceza Dairesi 2021/8130 E. 2025/782 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2021/8130 E. 2025/782 K. — Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2021/8130 Esas 2025/782 Karar 13.01.2025
7. Ceza Dairesi 2021/8130 E.,  2025/782 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/534 E., 2015/70 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; dosya kapsamına göre, sanık ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, somut olayda sanığın sevk ve idaresindeki araçta yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu, usulsüz arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasanın 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 230 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, sanığın atılı suça ilişkin inkarı karşısında sanığın mahkûmiyetini gerektirir nitelikte dosyada başkaca delil de bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın atılı

kaçakçılık suçundan beraati yerine yazılı gerekçeyle mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 13.01.2025 tarihinde karar verildi.

tan bakılması üzerine arka ve ön koltukta sigara görülmüş, sanığın da hazırlık beyanında "polisler beni çevirdi, koltuk üzerinde ve bagajda bulunan sigaraları gördüler." şeklindeki ikrarı karşısında olayda suçüstü hükümlerinin olduğu, ele geçen 12450 paket kaçak sigara için arama kararına gerek olmayacağından verilen mahkûmiyet kararının onanması yerine "Kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesi ile Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, somut olayda sanığın sevk ve idaresindeki araçta yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu, usulsüz arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğundan" verilen mahkûmiyetin bozulması yönündeki sayın çoğunluk görüşüne muhalifim.

Arama işleriyle ilgili olarak, suçüstü halinde karara gerek bulunmamaktadır. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise Hakim kararı esas olmakla birlikte Cumhuriyet savcısı veya Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması halinde kolluk amirince arama kararı verilebilmektedir. Olağan durumlarda ise mahkemece karar kurulabilmektedir. Bu üç halde de ele geçen delillerin hukuka uygunluğu ilk derece mahkemeleri, Bölge Adliye Mahkemeleri veya Yargıtayca takdir edilmektedir. Aynı zamanda delil olan arama kararı uygulaması sonucu ele geçen suç eşyalarının yasak delil olarak kabul edilmesi de hukuka uygun düşmemektedir.

Şöyle ki, yasak delil CMK 148 inci maddesinde de düzenlenmiş olup, sanığa kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir ve tehditte bulunma, bazı araçları kullanma gibi bedensel ve ruhsal müdahale ile Kanuna aykırı vaat olarak sayılmıştır. Aynı maddenin 3 üncü fıkrasında yasak usullerle elde

edilen ifadeler ... ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez, 4 üncü fıkrasında müdafii hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hakim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz hususları yer almaktadır.
sonuç olarak; ilk derece kararının onanması gerektiğinden sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.13.01.2025

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın