7. Ceza Dairesi 2021/4100 E. 2025/618 K. — Yargıtay Kararı
7. Ceza Dairesi 2021/4100 Esas 2025/618 Karar 14.01.2025
7. Ceza Dairesi 2021/4100 E., 2025/618 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/369 E., 2015/384 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü ve Nakil Aracının İadesi Yönünden 1.Olay tutanaklarına göre, 09.12.2014 tarihinde, sanık ... ile sanık ...'ın ... plakalı araç ile kaçak sigara taşıdıkları ve sanık ...'ın büfesinde satışının yapılacağı yönünde gelen ihbar üzerine, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcısı tarafından verilen yazılı arama emrine istinaden oluşturulan uygulama noktasında sanık ...'in sevk ve idaresindeki diğer sanık ...'ın ise yolcu koltuğunda bulunduğu ... plakalı aracın durdurulduğu, yapılan aramada aracın arka koltuk ve bagajında toplam 350 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda, her ne kadar sanık ele geçen sigaralardan haberinin olmadığını, sigaraların diğer sanık ...'a ait olduğunu, sigaralardan çevirme
esnasında haberinin olduğunu beyan etmiş ise de, sanık ...'in aracın şoförlüğünü yapması, sigaraların bulunduğu yer, miktar, niteliği, yakalanış şekli, hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın mahkûmiyeti yerine sigaralardan haberdar olmadığına dair suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilerek yazılı şekilde beraatine kararı verilmesi,
2.Nakil aracının bilinen değeri ve kaçak sigaraların değeri itibarıyla nakil aracının müsaderesinin hakkaniyete aykırı olmayacağı gözetilerek, suçta kullanılan nakil aracının kayden malikinin sanık ... olduğu anlaşılmakla, sanık ...'in iyiniyetinden de bahsedilemeyeceği nazara alındığında müsadere koşulları oluşan nakil aracının müsaderesi yerine yazılı şekilde iadesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
II. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin ilk suç tarihinin 09.12.2014, iddianame düzenleme tarihinin 28.05.2015 olduğu,
Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi sorgulamasında, aynı gün incelenen Dairemizin 2022/9392 Esas sırasında kayıtlı olan Çal Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/184 Esas, 2021/215 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 25.03.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 19.08.2015 olduğu anlaşılmakla,
Bu dosyadaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, derdest ise dosyanın birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesinin son cümlesi delâletiyle anılan Kanun'un 3/5. maddesi
uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Kanun'un 3/10. maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
3.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı ... geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
4.İddianame ile müsaderesi talep edilen kaçak eşyalar hakkında karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5.Anayasa Mahkemesinin, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı göz önünde bulundurularak hüküm oluşturulmasının gerekmesi, nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ve sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 14.01.2025 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.