Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2012/6568 E. 2013/23115 K. — Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2012/6568 Esas 2013/23115 Karar 19.11.2013
7. Ceza Dairesi 2012/6568 E.,  2013/23115 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5846 sayılı yasaya aykırılık HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Gerekçeli kararın başlığında katılan sıfatı olmayan ... Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliğinin sıfatının "Müşteki" yerine "Katılan" olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilecek yazım hatası olarak kabul edilmiştir. 1- Sanıklar hakkında 5846 sayılı Yasa'nın 5728 sayılı yasa ile değişik 71/1. maddesi uyarınca seçimlik adli para cezasının tercih edilerek uygulama yapıldığı ve 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı yasa ile getirilen TCK.nun 61/9. maddesinde yer alan "Adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz." şeklindeki düzenlemenin suç tarihi itibariyle uygulanamayacağı gözetilerek, TCK.nun 52/1. maddesi uyarınca 5 gün ile 730 gün arasında gün adli para cezası tayin edilmesi suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, 2- 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve subjektif koşulların varlığı halinde, CMK.nun 231/5. madde ve fıkrası gereğince, sanıklar hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir. Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi gerekir. Dosya kapsamından suçun niteliği gereği meydana gelen zararın basit bir araştırma ile tespit edilebilecek nitelikte olmadığı ve dosyaya yansıyan tespit edilmiş bir zarar bulunmadığı gözetilmeden mahkemece zararın giderilmediği gerekçesiyle sabıkaları da bulunmayan sanıklar ... ve ... hakkında CMK.nun 231. maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de; 3- Sanıkların atılı suç nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılmaları gerekirken mahkemece tek ceza tayin edilerek ayrı ayrı sorumlu olduklarının belirtilmemesi, Yasaya aykırı olup, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 19/11/2013 günü oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın