7. Ceza Dairesi 2012/21888 E. 2012/25630 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2012/21888 E. 2012/25630 K. — Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2012/21888 Esas 2012/25630 Karar 15.10.2012
7. Ceza Dairesi 2012/21888 E.,  2012/25630 K.

Akollü araç kullanma eylemi sebebiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48/5.maddesine aykırılıktan ... hakkında Kayseri Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünün 17.01.2009 tarihli ve FB-935004 sayılı trafik idari para cezası karar tutanağı ile uygulanan 537 Türk Lirası idari para cezasına yönelik başvurunun reddine ilişkin Kayseri 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 03.07.2010 tarihli ve 2010/360 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair KAYSERİ 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 23.09.2010 tarihli ve 2010/1312 müteferrik sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 08.06.2012 gün ve 34435 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2012 gün ve KYB.2012-168027 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27/8.maddesinde "İdari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görülür." hükmü karşısında idare mahkemesine görevsizlik kararı vermek gerekirken işin esasına girilemeyeceği nazara alınmadan itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
İtiraz merciinin kararının düzeltilmesine ilişkin kabahatlinin müracaatı üzerine dosyanın itiraz merciince yeniden ele alınarak esastan incelenmesine yasal olanak bulunmamakta ise de; Kabahatliye atılı eylemin "alkollü araç kullanma olduğu" dospa kapsamından açıkça anlaşıldığı halde itiraz mercii kararında atılı eylemin "özürlü park yerine araç parketmek" olarak zuhulen yazıldığı, kabahatlinin yeniden müracaatı ile bu hususun itiraz merciince düzeltilmesi maddi hatanın düzeltilmesi olarak değerlendirilerek yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27.06.2012 gün ve 2012/168027 sayılı kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 23.09.2010 gün ve 2010/1312 Müt. sayılı kararının CMK.nun 309/4-a maddesi uyarınca oyçokluğuyla BOZULMASINA, bozma gerekçesine göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yerinde görülmeyen 22.08.2011 gün ve 2011/260879 sayılı kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

KARŞI OY
5326 sayılı Kabahatler Kanununun 3.maddesi “Bu kanunun; İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanır.” 19. maddesi ise “Diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için;
a- Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi,
b- İşyerinin kapatılması,
c- RUHSAT veya EHLİYETİN GERİ ALINMASI,
d- Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrü seferden alıkonulması,
Gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Dava konusu dosyamızdan sanığa idari para cezası ile birlikte sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş olup, 2918 sayılı karayolları trafik kanununun 112.maddeye göre “Bu kanundaki; hafif para cezasının veya birlikte hafif hapis cezasını, belgelerin geri alınması ve iptali cezasını ve işyerlerinin kapatılması cezasını gerektiren suçlarla ilgili davalara trafik mahkemelerinde, bunların bulunmadığı yerlerde yetki verilen sulh ceza mahkemelerinde bakılır.” verilen cezalara karşı idari yargıya başvurulacağını dair herhangi bir hüküm içermemektedir. Aksine 112.maddede görev yetkinin trafik ve sulh ceza mahkemelerinde açıkça belirtilmiş olup, 5326 sayılı kabahatler kanununun kabulünden sonrada 3.madde uyarınca bir değişiklik yapılmadığı, yine 2918 sayılı trafik yasasının 116/2.fıkrasında tescil plakasına düzenlenen cezalar için yedi gün içinde yetkili mahkemeye itiraz edebilirler denmesine, yetkili mahkemenin de trafik kanununun 112.maddede açıklanmasına göre idare mahkemelerinin bir görevi yoktur.
Olayımızda 5326 sayılı yasanın 27/8.fıkrasının uygulama alanı yoktur. Dolayısıyla da sürücü belgesinin geri alınmasına karşı başvuru olması halinde 2918 sayılı Yasanın 112.maddesine göre trafik mahkemesi; o yerde trafik mahkemesi yoksa sulh ceza mahkemesi davayı çözmek zorundadır.
İzah edilen nedenlerle kanun yararına bozma talebinin reddi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun kabul kararına katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın