7. Ceza Dairesi 2012/17496 E. 2012/25698 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2012/17496 E. 2012/25698 K. — Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2012/17496 Esas 2012/25698 Karar 16.10.2012
7. Ceza Dairesi 2012/17496 E.,  2012/25698 K.

3213 sayılı Maden Kanunu'nun 42. maddesine aykırılıktan ... hakkında 171.665,55 yeni Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Mersin İl Özel İdaresince düzenlenen 10.04.2008 tarihli ve 306 sayılı İl Encümen Kararına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin Mut Sulh Ceza Mahkemesinin 03.06.2008 tarihli ve 2008/112 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 01.09.2008 tarihli ve 2008/525 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 28.03.2012 gün ve 18429 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2012 gün ve KYB. 2012-99634 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, her ne kadar Sulh Ceza Mahkemesince, başvurunun süresi içinde yapılıp yapılmadığı veya başvuranın buna hakkı olup olmadığının tespiti için ön incelemeye esas olmak üzere dilekçe ekinde tebliğ belgesi eklenmediği ve itiraz dilekçesinde imza bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiş ise de, itiraz edenin başvuru dilekçesine usulüne uygun vekaletname ve idari yaptırım kararını ekleyerek Adana 5. Sulh Ceza Mahkemesine dilekçesini havale ettirdiği, hakim havalesi yapılır iken kimlik tespiti yapılıp daha sonra havale edilmesinin olağan uygulama olduğu cihetle söz konusu dilekçenin itiraz eden vekiline ait olduğunun kabul edilmesi gerektiği, ayrıca itirazın süresinde yapılıp yapılmadığının tespiti için dilekçeye tebliğ belgesini ekleme zorunluluğunun olmadığı, bu belgenin mahkemesince temin edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı gerekçeyle verilen karara yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 01.09.2008 gün ve 2008/525 D.İŞ sayılı kararının, CMK.nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince düşünülmesine, 16.10.2012 günü oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY
Başvuru dilekçesinde başvuru sahibinin imzası olmadığından geçerli bir talep olmadığı düşüncesiyle verilen sulh ceza ve ağır ceza kararları doğru olduğundan kanun yararına bozma talebinin reddi gerektiğinden çoğunluğun kararına katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın