7. Ceza Dairesi 2012/16259 E. 2013/21996 K. — Yargıtay Kararı
7. Ceza Dairesi 2012/16259 Esas 2013/21996 Karar 11.11.2013
7. Ceza Dairesi 2012/16259 E., 2013/21996 K.
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : 5846 sayılı yasaya aykırılık HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de, 1- 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK'nun 231/5. madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir. Bu ilkeler çerçevesinde, her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi halinde zararın giderilmesi koşulundan bahsedilebileceği, somut olayda suçun işlenmesi ile ortaya çıkan ölçülebilir bir zarar bulunmadığı halde, zararın giderilmemiş (telif haklarının ödenmemiş) olması gerekçesine dayanılarak; yine "geçmiş hali, yargılama sürecindeki davranışları, cezanın muhtemel etkileri" dikkate alınarak sanık hakkında TCK'nun 62. maddesi uygulandığı halde, bu gerekçelerle çelişir şekilde ve herhangi bir olumsuz hali dosyaya yansımayan sanık hakkında, bu kez, "kişilik özellikleri gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği konusunda kanaat oluşmaması" gerekçe gösterilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 2- Suç tarihinde 18 yaşını tamamlamadığı anlaşılan yaşı küçük sanık hakkında sosyal inceleme raporu alınmadığı gibi, alınmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeyerek, 5395 sayılı Yasa'nın 35/3. maddesine muhalefet edilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de; 3- 5237 sayılı TCK'da cezaların toplanmasına ilişkin düzenlemenin yer almaması, 5275 sayılı Yasa'nın 99/1. maddesinde ise "Bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar." şeklindeki hükmün bulunması karşısında, cezaların toplanmasının mümkün olmadığı gözetilmeksizin, sanık hakkında hükmolunan iki ayrı para cezasının toplanması suretiyle tek bir para cezasına hükmedilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.