7. Ceza Dairesi 2011/4838 E. 2011/15823 K. — Yargıtay Kararı
7. Ceza Dairesi 2011/4838 Esas 2011/15823 Karar 12.07.2011
7. Ceza Dairesi 2011/4838 E., 2011/15823 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 5411 Sayılı yasaya aykırılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Hükümlülük ve hak yoksunlukları
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin reddine karar verilerek ve katılan vekilinin temyiz dilekçesi içeriğine göre zimmet suçundan verilen mahkumiyet kararını temyiz ettiği kabul edilerek yapılan incelemede; A- Sanık müdafiinin özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesi neticesinde; 5411 sayılı Bankacılık Yasasında zimmet suçu yanında sahtecilik suçundan ayrıca cezaya hükmolunacağına ilişkin bir düzenleme bulunmaması karşısında, sanığın zimmet eylemlerini gerçekleştirirken sahte belge tanzim etmesi fiilinin zimmet suçunun unsuru olarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, B- Zimmet suçundan kurulan hükme yönelik, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyizine gelince; 1- Sanığın banka mal ve parasını koruma ve denetim görevi ile para tahsil ve tediyeye yetkili olup olmadığı mahkeme tarafından tespit edilerek, zimmet suçunun faili olup olamayacağı araştırılmadan, eksik soruşturmaya dayalı hüküm tesisi, 2- Sanığın mudi hesaplarından çeşitli tarihlerde imzasız tediye fişleri düzenlemek, mudi yerine taklit imza atmak ve mudilerin başka banka işlemleri sırasında imzalarını alırken yanıltarak tediye fişlerini imzalatmak suretiyle para çekip mal edinmesi şeklinde kabul edilen eylemleri bir bütün halinde; basit bir denetimle zimmetin açığa çıkarılabileceği gerekçesiyle basit zimmet olarak kabul edilmişse de; Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit/nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından; eylemlerin 4389 ve 5411 sayılı yasalar zamanında olanları belirlenerek; mülga 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3.maddesinin ikinci cümlesinde nitelikli zimmet suçunun kriteri "....suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenirse..." şeklinde iken, 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160/2.maddesinde basit ve nitelikli zimmet fiillerinin ayırımında "suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi" kriteri kabul edilerek, "bankayı aldatıcılık" unsuru kaldırılmış olup; A- Tediye fişinde mudiye ait sahte imza benzetilmiş ve aldatıcı ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada nitelikli zimmet, B- Tediye fişinde mudiye ait sahte imza aldatıcı değil kabaca incelemede ilk bakışta sahte olduğu anlaşılıyorsa 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet, kabaca incelemede sahte olduğu anlaşılamıyor ancak detaylı inceleme (bilirkişi-grafoloji uzmanı vs) sonucunda iğfal kabiliyetinin bulunmadığı kanaatine varılabiliyorsa 4389 sayılı yasada basit zimmet 5411 sayılı yasada nitelikli zimmet, C- Tediye fişine kandırılarak mudi imzası alındıktan sonra kullanılmış ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada nitelikli zimmet, D- Tediye fişinde mudi imzası yok ve boş ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet, E- Tediye fişi imha edilmiş veya düzenlenmeden mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet, F- Gişe yetkilisinin(limitinin) üzerinde olan işlemle mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet suçu oluşturacaktır. Yukarıda anılan hususlar nazara alınarak ve varsa mudilerin banka şubesinde bulunan imza kartonları getirildikten sonra dosyanın üniversitelerden bankacılık konusunda uzmanlaşmış bir öğretim görevlisi, bir ceza hukukçusu ile bankacılık konusunda fiilen görev yaparak uzmanlaşmış bir kişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdi ile nitelikli zimmet ve basit zimmet miktarlarının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde her bir işlem bakımından ayrı ayrı basit/nitelikli zimmet olup olmadıkları tespit edilerek sonucuna göre gün para cezasının hesap edilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken eylemlerin tamamı basit zimmet kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi, 3- Suçtan doğrudan zarar görmeyen banka mudilerinin davaya katılmasına karar verilmesi, 4- Banka zararının ödettirilmesine karar verildiği halde zarar miktarının gösterilmemesi ve banka zararı üzerinden hesaplanacak nisbi harç ve nisbi vekalet ücretine karar verilememesi, 5- Açılan davanın dayanağını oluşturan 2008/49 Esas sayılı soruşturma evrakından 03.04.2009 günlü ayırma kararı ile ayrılarak 2009/122 soruşturma sırasına kaydedilen hazırlık nolu soruşturma dosyasının akibeti araştırılarak, dava açılmış olması halinde bu dava ile birleştirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12.07.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.