7. Ceza Dairesi 2011/12833 E. 2013/10315 K. — Yargıtay Kararı
7. Ceza Dairesi 2011/12833 Esas 2013/10315 Karar 08.05.2013
7. Ceza Dairesi 2011/12833 E., 2013/10315 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Hükümlülüğe, hak yoksunluğuna
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I- Hükmü temyiz eden müdahil banka vekili, hakim tarafından görülerek havale edilen 29.12.2005 tarihli dilekçesi ile temyizinden vazgeçtiğinden, bu yönden incelemeye yer olmadığına, II- Sanık müdafiinin temyizine gelince; 29.01.1990 gün ve 20417 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 399 sayılı KHK'nin 3771 sayılı yasanın 3.maddesiyle yeniden düzenlenen 1l/b maddesinde; KİT personelinin, teşebbüslerin ve bağlı ortaklıkların paralarına karşı işledikleri suçlardan dolayı memur sayılarak haklarında 765 sayılı TCK'nun 2. kitap üçüncü ve altıncı bablarındaki hükümlerin uygulanacağı kurala bağlanmış ve buna bağlı olarak Ziraat Bankası personelinin banka parasını mal edinmesinin diğer koşulların oluşması halinde zimmet suçunu oluşturacağı gözetilerek, 4389 sayılı Bankalar Yasasının 22/11.maddesi yollamasıyla anılan banka personelinin zimmet suçlarında daha ağır hükümler taşıyan 765 sayılı TCK'nun 202.maddesinin uygulanması gerekeceği kabul edilmiş ise de; 25.11.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4603 sayılı Kanunun 1.maddesinin 5.bendinde belirtilen 399 sayılı KHK'nin bankalar hakkında uygulanmayacağına dair hüküm uyarınca TCK'nun uygulanması açısından memur sayılma olanağı bulunmayan Ziraat Bankası personellerinin Türk Ceza Kanununda yazılı zimmet suçunu işleyemeyeceği, Dairemizce de sonradan benimsenen Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulunun 08.02.2005 gün ve 2005/146-7 ve 04.05.2010 gün ve 2009/7-223 esas, 2010/104 karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; sanık hakkında 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3. maddesi ile 5411 sayılı Bankalar Kanununun 160. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak, lehe olan yasa hükümleri uygulanarak hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden uygulama yeri bulunmayan 765 sayılı TCK'nun 202.maddesindeki eylemine karşılık geldiği gerekçesiyle 5237 sayılı TCK'nun 247.maddesi uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 81.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.05.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.