7. Ceza Dairesi 2011/10124 E. 2013/18571 K. — Yargıtay Kararı
7. Ceza Dairesi 2011/10124 Esas 2013/18571 Karar 24.09.2013
7. Ceza Dairesi 2011/10124 E., 2013/18571 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4926 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Hükümlülüklerine ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.01.2012 gün ve 2011/7-465 Esas, 2012/11 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı yasanın 5/son maddesinde belirtilen toplu kaçakçılık suçunun iki kişi tarafından işlenebileceğinin belirtilmiş olması karşısında sanıkların birlikte işledikleri fiilden dolayı eylemlerinin toplu kaçakçılık olarak değerlendirilip buna göre sanıklara, suça konu eşyanın bilirkişi tarafından tespit edilen CİF değeri üzerinden hesaplanan gümrüklenmiş değerinin 4.5 katı üzerinden müteselsilen sorumlu olmak üzere ön ödeme önerisinde bulunulup sonucuna göre hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek eylem bireysel kaçakçılık olarak nitelendirilip gümrüklenmiş değerin 3 misli üzerinden, ayrı ayrı ön ödeme tebliğ edilerek, ödeme yapmadıklarından bahisle yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmolunması, 2-4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK.nun 50.maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanıklar lehine olabileceği gözetilerek; Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi, 3-Sanıkların sabıkasız oluşu gözetildiğinde; kaçakçılık suçlarında, yasal olmayan yollardan yurda getirilen veya yurt içinde alım satıma konu edilen eşyanın, ithalinde öngörülen gümrük vergileri ile diğer eş etkili vergiler ve mali yüklerin ödenmemesi nedeniyle, yoksun kalınan miktarın kamu zararı olduğu gözetilmeden, sanıklara gümrüklenmiş değerin kamu zararı olduğu bildirilerek bu zararı ödemediğinden bahisle 5271 sayılı CMUK.nun 231.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de; 4-Suç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücüne göre dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değeri normal olduğu halde hafif kabul edilerek indirim yapılmak suretiyle sanıklara eksik ceza tayini, 5-Sanıklar hakkında 4926 sayılı yasa uygulandığı halde kaçak eşyanın 4926 sayılı yasanın 4/4.maddesi ve nakil vasıtasının aynı yasanın 20.maddesi yerine bunların 5607 sayılı yasanın 13.maddesi delaletiyle TCK 54/1-4 maddesi uyarınca müsaderelerine karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca, cezada kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, BOZULMASINA, 24.09.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Olay tarihinde güvenlik görevlileri tarafından yol kontrolünde durdurulan, sanık ...'ın sevk ve idaresinde olup sanık ...'ın yolcu olarak bulunduğu araçta yabancı menşeili ve kaçak 854 adet muhtelif marka içki ve 149 karton sigara ele geçirildiği cihetle; sanık ...'ın aşamalardaki savunmalarında içki ve sigaraların ele geçirildiği araca yolcu olarak bindiği ve sigaralardan habersiz olduğunu ifade etmesi, sanık ...'ın ise bu savunmaları doğrular yönde beyanlarda bulunması, içki ve sigaraların kapalı kasada ve bantlanmış kolilerde dışarıdan görülemeyecek şekilde araca yerleştirilmiş olması ile sanık ... tarafından icra edilen atılı suça sanık ...'ın iştirakinin herhangi bir zorunluluk arzetmemesi nedenleriyle, sanık ...'ın mahkumiyeti için her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı halde beraatine karar verilmesi gerektiği halde mahkumiyetine hükmedilmesi hatalı olup bu nedenle sanık ... yönünden hükmün bozulması ayrıca bu durumda diğer sanık ... yönünden de 1 numaralı bozma gerekçesi yerinde olmadığı düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.