7. Ceza Dairesi 2010/14330 E. 2011/2775 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2010/14330 E. 2011/2775 K. — Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2010/14330 Esas 2011/2775 Karar 10.03.2011
7. Ceza Dairesi 2010/14330 E.,  2011/2775 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, görevi kötüye kullanmak, zimmet
HÜKÜM : Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... haklarındaki davanın düşürülmesine, sanık
...'nun hükümlülüğüne, diğer sanıkların beraatlerine

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Katılanlar BDDK ve Halk Bankası vekillerinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükme yönelik temyizlerine göre yapılan incelemede:
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Katılanlar vekillerinin sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükme karşı temyizlerinin tetkikinde:
Suç tarihi itibariyle temyiz inceleme gününde 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen zamanaşımı tahakkuk etmiş bulunduğundan hükmün BOZULMASINA, anılan maddeler uyarınca adı geçen sanıklar hakkındaki kamu davasının DÜŞÜRÜLMESİNE.
III- Yerel Cumhuriyet Savcısının sanık ... hakkındaki hükme hasrettiği temyiziyle katılanlar vekilinin aynı sanık ile sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükme yönelik temyizleriyle, sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarına gelince:
1-Bankada şef olarak görev yapan sanık ...’nun, hile yoluyla ele geçirdiği anahtarlar ve görevi gereği kendisine teslim edilmiş anahtarla banka kasasını açarak, kasadaki parayı almak fiilinin, banka kasasında bulunan parayı kendisine teslim edilen ve ayrıca bu parayı korumakla yükümlü bulunması nedeniyle zimmet suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle yazılı şekilde hırsızlık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
2-a)Bankada veznedar olarak görev yapan sanık ... hakkında sanık ...’nun eylemlerine katıldığına ilişkin delil bulunmadığından bahisle beraat kararı verilmiş se de; vezneden yapılan ve imzası bulunmayan bazı makbuzların arkasında bu sanığın eli ürünü olan banknot dökümü hesapları yapıldığının soruşturma raporunda ileri sürüldüğüne göre, belirtilen makbuzlar tek tek ele alınıp incelenerek, makbuzlar arkasında banknot değeri ve sayı gösteren yazıların bu sanığın eli ürünü olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, adı geçen sanık yönünden eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
b)Sanık ...’ın bankada adına açılan hesabın kendisi tarafından açılmadığını ileri sürmüş bulunması karşısında, döviz hesabı açılışında kartonda bulunan imzanın bu sanığın eli ürünü olup olmadığının tespitiyle, bu sanık adına bulunan hesaplar üzerinden zimmet konusu paraların ödenmesi sırasında düzenlenen tüm vezne alındıları ve makbuzların tek tek incelenerek mevcut imzaların eli ürünü olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
c)Sanık ... hakkında düzenlenen iddianamenin banka müfettişi tarafından kaleme alınan 2002/1 sayılı rapora dayandırılmış olduğu da dikkate alınarak, açılışından haberdar olmadığını bildirdiği hesapla ilgili olarak hesap kartonunda bulunan imzanın bu sanığa ait olup olmadığı araştırılarak ve zimmet konusu paralardan bu sanık hesabı üzerinden veya doğrudan bu sanık adına çekilen (imzası eli ürünü olan ve olmayanlar birlikte) paralara ilişkin makbuzlar ve vezne alındıları incelenip, imzasız olanlar ve eli mahsülü olmayanlar ile imzasını taşıyan ödemelerin sayı ve tutarları birlikte değerlendirilerek ve ayrıca bu sanığın borcu karşılığında ... hesabına yapılan havaleden haberdar olup olmadığı da bu sanıktan açıkça sorulup sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
d)Sanık ... hakkında yöneticiliğini yaptığı ... Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kooperatifi üyeleri adına düzenlenen kredi sözleşmesi ve senetlerini mühürleyip imzalayarak sanık ...’na verilmesi ve ...’nun bu belgelerin zimmet fiillerinde kullanılması nedeniyle fiilin işlenmesine yardım ve iştirakten dava açılmış olup, bahsedilen belgelerin düzenlenerek ...’na verilmesine ilişkin kooperatif katibi...’a ısrarlı talimatı ve...’un da bu talimat uyarınca belgeleri düzenlediğine ilişkin gerek müfettiş önünde ve gerekse Cumhuriyet Savcılığındaki beyanı karşısında, bankadan kredi almak için Hamdi Özbek, Hamza Yıldırım ve ... adlarına talepleri olmadığı halde gerçeğe uygun olmayan sözleşme ve senet tanzim ettirerek sanık ...’nun bankadan haksız para çekerek, zimmetine para geçirmesine yardımcı olduğu gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle yazılı yazılı şekilde karar verilmesi,
e)Sanık ...’nun zimmet oluşturan her bir işlemi tek tek ele alınıp incelenerek;
Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit/ihtilasen zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından; Mülga 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3. maddesinin ikinci cümlesinde nitelikli zimmet suçunun kriteri "...suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenirse ..." şeklinde iken 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160/2. maddesinde basit ve nitelikli zimmet fiillerinin ayırımında "suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi" kriteri kabul edilerek, "bankayı aldatıcılık" unsuru kaldırılmış olup,
aa-Tediye fişinde mudiye ait sahte imza benzetilmiş ve aldatıcı ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada ihtilasen zimmet,
bb-Tediye fişinde mudiye ait sahte imza aldatıcı değil kabaca incelemede sahte olduğu anlaşılıyorsa 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet, kabaca incelemede sahte olduğu anlaşılamıyor ancak detaylı inceleme (bilirkişi-Grafoloji uzmanı vs.) sonucunda iğfal kabiliyetinin bulunmadığı kanaatine varılabiliyorsa 4389 sayılı yasada basit zimmet 5411 sayılı yasada ihtilasen zimmet,
cc-Tediye fişine kandırılarak mudi imzası alındıktan sonra kullanılmış ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada ihtilasen zimmet,
D-Tediye fişinde mudi imzası yok ve boş ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet,
dd-Tediye fişi düzenlenmeden mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet,
ee-Gişe yetkisinin (limitinin) üzerinde olan işlemle mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet suçu oluşacaktır.
Yukarıda belirtilen ilkeler ışığında her bir işlem bakımından ayrı ayrı basit/ihtilasen zimmet olup olmadıkları tespit edilip, sanık ...’nun ve bu sanığa iştirakı olan diğer sanıkların buna göre hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak ve eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, yerel Cumhuriyet Savcısı, katılanlar vekilleri ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 10.03.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın