7. Ceza Dairesi 2009/44 E. 2011/26582 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2009/44 E. 2011/26582 K. — Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2009/44 Esas 2011/26582 Karar 21.12.2011
7. Ceza Dairesi 2009/44 E.,  2011/26582 K.

556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye aykırılık suçundan sanık ...'nın, anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin 5194 sayılı kanunun 16.maddesi ile değişik 61/A-c, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62/1.maddeleri gereğince 22.500 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 10 ay süre ile ticaretten men edilmesine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, anılan kanunun 231/8.maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaksızın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına dair İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 15.05.2008 tarihli ve 2006/1914 Esas, 2008/568 sayılı kararına yapılan itirazın kabulüne, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 15.05.2008 tarihli ve 2006/1914 Esas, 2008/568 sayılı kararının kaldırılmasına dair İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.06.2008 tarihli ve 2008/927 müteferrik sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 04.12.2008 gün ve 61930 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2009 gün ve KYB. 2008-270967 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231.maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, 6. fıkranın (a) ve (b) bentlerindeki koşulların dışında, (c) bendinde; "suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinin" öngörüldüğü, ancak İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesince, yargılama konusu suçun özelliğine göre, aynen iade veya suçtan önceki hale getirme olanağı bulunmadığı, bu nedenle suçun işlenmesi ile ortaya çıkan zararın tespitinin gerekli olduğu, zararın özel veya tüzel kişilere verilebileceği gibi kamuya da verilebileceği, ancak dava konusu olayda, yüklenen suçun işlenmesi ile ortaya çıkan ölçülebilir ve giderilebilir somut bir kişi yada kamu zararı bulunmadığından, sanık lehine_değerlendirme yapılarak bu koşul (6/c) aranmaksızın diğer koşullar yönünden irdeleme yapılarak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş bulunulması karşısında, kurulan hükmün henüz sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmadığı, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verileceği ve söz konusu hükmün açıklanmasından sonra olağan kanun yollarına tabi olacağı, bu halde hükmün esasının incelenebileceği, bu aşamada ise yalnızca mahkemenin gerekçesi de gözönüne bulundurularak hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının diğer şartlar açısından oluşup oluşmadığı yönünden inceleme yapılabileceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yazılı emre dayanan ihbarname, münderecatı yerinde görüldüğünden İstanbul l. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.06.2008 günlü ve 2008/927 müt. Sayılı kararının CMK.nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.12.2011 oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın