7. Ceza Dairesi 2008/694 E. 2011/16563 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2008/694 E. 2011/16563 K. — Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2008/694 Esas 2011/16563 Karar 29.09.2011
7. Ceza Dairesi 2008/694 E.,  2011/16563 K.

5187 sayılı Basın Kanununa aykırılık suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 28.11.2006 tarihli ve 2006/17885-13148 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın süre yönünden reddine dair, mercii Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 11.06.2007 tarihli ve 2007/301 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 30.11.2007 gün ve 60990 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 04.01.2008 gün ve KYB. 2007/282770 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar müştekinin adresinde 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35.maddesi gereğince tebliğ edilmiş ise de; anılan Kanunun 11.maddesi gereğince vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği, ayrıca aynı Kanunun 35.maddesinin uygulanabilmesi için gerekli ön koşul olan kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre daha önce yapılmış bir tebliğ işleminin bulunması veya tebliğ yapılmamış ise 35.maddenin son fıkrasında gösterilen ayrıksı durumlardan birinin oluşmasının gerekli olması karşısında, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 01.12.2004 gün ve 2004/20415-12070 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, Tebligat Kanununun 35/son ve Tebligat Tüzüğünün 55/son maddeleri uyarınca "Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenlemeye nazaran, söz konusu yasa hükmü uyarınca, daha önce adli mercilerce ve usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmasa bile, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen yada anılan kurum ve kuruluşlara bildirilen adreslerdeki değişikliklerin bildirilmemesi durumunda da, Tebligat Kanununun 35.maddesindeki hükümlerin uygulanacağı, dolayısıyla daha önce adli mercilerce usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmasa bile, belirtilen nitelikteki sözleşmelerde yer alan veya söz konusu kurum ve kuruluşlar tarafından bildirilen adrese, mahkemece, önce bu adresin değişip değişmediğinin bilinememesi nedeniyle anılan Yasanın 35.maddesi dışındaki maddeler uyarınca tebligat çıkarılması ve tebligatın yapılamayarak, tebligat memurunca sanığın adresinin değiştiğinin belirlenmesi ve Tebligat Tüzüğünün 55/2. maddesi yollamasıyla 28.maddesinde belirtilen usule uygun olarak yapacağı araştırma sonucunda yeni adresinin de tespit edilememesi durumunda, tebliğ olunacak evrakın bir nüshasının eski adrese (bilinen en son adrese) ait binanın kapısına asılması gerekeceği ve kapıya asma tarihinin tebliğ tarihi sayılacağı, bu tebligattan sonraki tebligatların da, adresinin halen bilinmemesi durumunda kapıya asma usulüyle yapılacağı, Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi uyarınca, tebliğ memurunun adreste bulunmama nedenini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti kurulu veya meclis üyeleri, zabıta amir ve memurlarından araştırarak, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekeceği, adres araştırmasına ilişkin söz konusu imzalı açıklamanın tebliğ tutanağında yer almasının, zorunlu şekil şartı olup; belirtilen usule uygun olarak araştırma yapılmaması ve bu nedenle mahkemece, en son bilinen bu adresten sanığın ayrıldığının ve yeni adresinin tespit edilemediğinin kolluk görevlileri aracılığı ile de belirlenmemesi durumunda, Tebligat Kanununun 35.maddesinde belirtilen şekilde tebliğ evrakının kapıya asılması suretiyle tebligat yapılmasının mümkün bulunmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın tebliğinin geçerli olmadığı cihetle, müşteki vekilinin itirazı üzerine esas hakkında inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde süre yönünden ret kararı verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Cumhuriyet Başsavcılığının yazılı emre dayanan ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin 11.06.2007 gün 2007/301 değişik iş sayılı kararının CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 29.09.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın