7. Ceza Dairesi 2008/4439 E. 2010/8782 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2008/4439 E. 2010/8782 K. — Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2008/4439 Esas 2010/8782 Karar 07.06.2010
7. Ceza Dairesi 2008/4439 E.,  2010/8782 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2863 Sayılı Yasaya Muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülüklerine, erteleme ve müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklar ... ve ...'ın mahkumiyetlerine ilişkin 17.11.2006 tarihli karar adı geçen sanıklar müdafilerinin yüzlerine karşı verilmiş ise de; hükümde temyize başvuru yeri ve yönteminin tam olarak gösterilmediği gözetilerek, 5271 sayılı CMK'nun 231/2.maddesi uyarınca yasa yolu, mercii ve süresini gösteren yeni bir bildirimin yöntemine uygun açıklamalı tebligatla sanıklar ... ve ... müdafilerine tebliğ edilerek, temyiz edildiği takdirde temyiz dilekçeleri de eklenmek suretiyle iade edilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 07.06.2010 günü oyçokluğu ile karar verildi.
(Muhalif) (Muhalif)
MUHALEFET ŞERHİ
2863 sayılı Yasa'ya muhalefet suçudan yargılanan sanıklar ... ve ...'ın yargılama neticesinde yokluklarında ancak müdafilerinin huzurunda Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17.11.2006 tarih ve 2005/208-2006/833 E.K. sayılı kararıyla 2863 sayılı 74/ilk cümle, 765 sayılı TCK'nun 59/2. maddeleri gereği 1 yıl 8 ay hapis ve 75 YTL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 647 sayılı Yasa'nın 6. maddesi uyarınca cezalarının ertelenmesine karar verilmiş, hükümde " yasa yolları açık olmak üzere (Yasa yolunun temyiz olduğu herhangi bir gider gerektirmediği kararın tefhim veya tebliğinden başlayarak 7 gün süre içerisinde dilekçe ile başvurularak başvurusunun tutanağa geçirilerek kullanılabileceği ve temyiz incelemesinin Yargıtay'ca yapılacağı açıklandı.)" denilerek yasa yolu, şekli ve mercii gösterilmiştir.
Karar sanıklar müdafilerinin yüzüne karşı verilmiş, ancak sanıklar müdafileri kararı temyiz etmemiş ve karar diğer sanıklar ..., ..., ... müdafileri tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizce diğer sanıklar ..., ..., ... müdafilerinin temyizleri yönünden dosyanın incelenmesi gerekirken, hükümde temyiz başvuru yeri ve yömteminin tam olarak gösterilmediği gerekçesiyle, 5271 sayılı CMK'nun 231/2.maddesi uyarınca yasa yolu, mercii ve süresini gösteren yeni bir bildirimin yöntemine uygun açıklamalı tebligatla sanıklar ... ve ... müdafilerine tebliğ edilerek, temyiz edildiği takdirde temyiz dilekçeleri de eklenmek suretiyle dosyanın iade edilmesi için tevdi kararı verilmiştir.
Anayasanın 40/2.maddesi “Devlet işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır”, CMK. 34/2.fıkrası “Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi mercii ve şekilleri belirtilir”, aynı yasanın 231/2.maddesi de “Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları mercii ve süresi bildirilir” hükümlerini öngörmüştür.
Tüm bu düzenlemelerin gayesinin, kanun yoluna başvuruya hakkı olanların, kanun yolunun veya merciinin belirlenmesinde hataya düşmemelerini ve hak kaybına uğramalarını önlemek olduğu açıktır. Bu hükümlerle kişilerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine imkan ve kolaylık sağlanması amaçlanmıştır.
Hüküm sanıklar müdafileri yönünden, kanun yolunda, merciinde ve şeklinde tereddüde yer verecek, onu yanıltacak nitelik taşımamaktadır. Kararda temyiz süresinin tefhim "veya" tebliğden itibaren başlayacağının belirtilmesi yeniden meşruhatlı tebligat yapılmasını gerektirmez. Aynı kararın tefhim edildiği diğer sanıklar ..., ..., ... müdafileri süresinde temyiz dilekçesi vermiş olup bu durum dahi, kararın Anayasa ve CMK’nın istediği şartları taşıdığının göstergesidir.
Netice olarak; mahkeme kararı, yasa yolunu, şeklini ve merciini göstermiştir. Hak kaybına neden olacak şekilde, tereddüde, yanılgıya, haksızlığa yol açacak nitelikte değildir. Kararda temyiz süresinin tefhim "veya" tebliğden itibaren başlayacağının belirtilmesi avukat olan sanıklar müdafilerinin yaptıkları görev ve mesleki kimlikleri ile yanılmaları mümkün olmadığından anılan tevdi nedenine katılmıyoruz. Diğer sanıklar ..., ..., ... müdafilerinin usul ve yasaya uygun temyiz talepleri yönüyle dosyanın incelenmesi gerekir. Bu nedenle, hakkın kötüye kullanılmasına yol açacak şekildeki sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın