6. Hukuk Dairesi 2025/1009 E. 2025/4471 K. — Yargıtay Kararı
6. Hukuk Dairesi 2025/1009 Esas 2025/4471 Karar 24.12.2025
6. Hukuk Dairesi 2025/1009 E., 2025/4471 K.
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/173 E., 2024/2491 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 10. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/420 E., 2023/464 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı yüklenici ... arasında taşınmaz satış vaadi sözleşmesi imzalandığını,müvekkili tarafından satış bedeli olan 647.000,00 TL'nin 247.000,00 TL'sinin peşin olarak 05.03.2018 tarihinde davalı yüklenicinin banka hesabına ödendiğini, kalan bakiye için ise 400.000,00 TL bedelli 20.08.2018 vadeli bir senet verildiğini, davalı şirketin taşınmazın fiili teslim tarihini 30.08.2018 olarak belirtmesine rağmen taşınmazın teslim edilmediğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, tescil taleplerinin mümkün olmaması halinde davaya konu bağımsız bölümün dava tarihindeki değerinin ve işlemiş faizinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, geç teslimden kaynaklı olarak şimdilik 1.000,00 TL tazminat alacaklarının da işlemiş faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili; hukuki dayanaktan yoksun davanın müvekkili yönünden usulden ve esastan reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili; davacının 400.000,00 TL senet için vadesinde ödeme yapmadığını, müvekkili şirketin bu nedenle sözleşmeyi feshettiğini, sözleşme şartlarına uymayan davacının bağımsız bölümün şu anki değerini ödemesi halinde müvekkili şirketin tapu devrini vermeye hazır olduğunu, noter nezdinde imzalanan satış vaadi sözleşmesine göre kendisi ödemede temerrüde düşen davacının senet verdiği ve senedin ödeme aracı olduğu iddiasında bulunmasının bedeli ödenmeyen bir senede davayı dayandırmasının ise ayrı bir kötüniyet göstergesi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazın 31.08.2018 tarihinde tesliminin gerçekleşmediği, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca bakiye sözleşme bedelinin vadesinde ödememesi nedeniyle haklı nedenle tek taraflı fesih hakkının alıcıya ihtar çekilmek suretiyle mümkün olabileceğinin kararlaştırıldığı, bu haliyle davacının usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediği, davalı yüklenicinin haklı nedenle fesih savunmasının itibar edilebilir bir yanı bulunmadığı, sözleşmede taşınmaz için toplam bakiye 400.000,00 TL'nin ise senet ile tahsil edileceğinin hüküm altına alındığı, bu nedenle bedel yönünden depo kararı verildiği, süresi içinde davacı tarafından bedelin depo edildiği gerekçesiyle tapu iptal ve tescil talebinin kabulüne, davacının 20.08.2018 vade tarihli senet ile bakiye sözleşme bedelini vadesinde ödemediği gerekçesiyle de gecikme tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 20.08.2018 tarihinde ödenmesi gereken seneti vadesinde ödemediğini, müvekkil şirketin sözleşmeden ... hakkını kullanarak dava konusu taşınmaza ait satış sözleşmesini haklı gerekçe ile feshettiğini, aradan geçen yaklaşık 5- 6 yıldan sonra bedelin müvekkil şirkete ödenmesi ile bağımsız bölümün tapu devrinin davacı adına tescili şeklindeki kararın taraflar arasında imzalanan satış vaadi sözleşmesine ve özellikle günümüz şartlarında hakkaniyete aykırı olduğunu, yerel mahkemenin dava tarihi itibariyle dava konusu bağımsız bölümün rayiç değerine göre bir uyarlama yapması ve buna göre hüküm kurması gerektiğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, ek rapor dahi alınmadan haksız hüküm kurulduğunu, müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti ve harç ödemesine şeklinde hüküm kurulmasının yasal olmadığını, yerel mahkemenin davacı taraf bilirkişi raporunda belirlenen 5.500.000,00 TL değer üzerinden dava açmış, harcını yatırmış gibi hatta bu bedel için 400.000,00 TL bedel dosyaya depo ettirmemiş gibi haksız şekilde dava değerini 5.500.000,00 TL kabul ederek bu bedel üzerinden nisbi harç ve karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmettiğini beyan etmektedir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının satış vaadi sözleşmesinde taahhüt ettiği bedeli süresi içinde ödemediğinden açılan huzurdaki işbu davanın reddi gerektiğini, mahkemenin davayı kabul etmesinin hak ve hukuka aykırı olduğunu, taşınmazın bugünkü gerçek satış rayicinin bilirkişi marifetiyle belirlenerek bu bedelin depo edilerek davacı tarafça ödenmesi halinde geçerli bir ödemeden bahsedilebileceğini, müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve harç ödemesine şeklinde hüküm kurulmasının yasal olmadığını, yerel mahkemenin davacı taraf bilirkişi raporunda belirlenen 5.500.000,00 TL değer üzerinden dava açmış, harcını yatırmış gibi hatta bu bedel için 400.000,00 TL bedel dosyaya depo ettirmemiş gibi haksız şekilde dava değerini 5.500.000,00 TL kabul ederek bu bedel üzerinden nisbi harç ve karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmettiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yükleniciden konut alımına dayalı tapu iptali ve tescil ve tazminat istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekillerinin ayrı ayrı aşağıdaki paragraf dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı ile davalı yüklenici ... arasında 647.000,00 TL bedelli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı tarafından satış bedeli olan 647.000,00 TL'nin 247.000,00 TL'si peşin olarak 05.03.2018 tarihinde ödenmiştir. Mahkemece, birlikte ifa kuralı gereği 400.000,00 TL depo ettirilerek tapu iptal ve tescil talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı Belediyenin satıcı, davalı şirketin yüklenici olarak imzası bulunduğu taraflar arasında düzenlenen 12.03.2018 tarihli sözleşmede davacıya satılan bağımsız bölümün satış bedelinin 647.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, bu bedelin 247.000,00 TL’sinin peşin ödendiği kalan 400.000,00 TL ödemenin 20.08.2018 tarihinde yapılacağı, bağımsız bölümün tesliminin ise sözleşmenin 5.1. maddesinde “sözleşme tarihinden itibaren 36 ayı geçmemek üzere 31.08.2018 tarihinde ”yapılacağının, teslim tarihinin bildirim yapılmaksızın 6 ay uzatılabileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 5.9 maddesinde alıcının sözleşmeden kaynaklanan borçlarından herhangi birini süresinde ödememesi halinde bağımsız bölümün teslim edilmeyeceğinin ve tapusunun verilmeyeceğinin kabul edildiği görülmektedir.
Dosya kapsamına göre davalı şirket tarafından davacıya 07.03.2019 tarihinde sözleşme konusu dairenin teslime hazır olduğunun bildirilerek ödenmeyen 400.000,00 TL’nın faizleri ile ödenerek dairenin teslim alınmasının ihtar edildiği,davacının 01.11.2022 tarihli ihtarı ile dairenin teslimini istediği, davalı şirketin 14.11.2022 tarihli ihtarı ile ödenmeyen 400.000,00 TL’nin 7 gün içinde ödenmemesi halinde sözleşmenin feshedileceğini bildirdiği, davacının 20.08.2018 tarihinde ödenmesi gereken 400.000,00 TL’yi 22.11.2022 tarihinde 660.000,00 TL olarak gönderdiği, ancak davalı şirket tarafından aynı gün iade edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı dava dilekçesinde sözleşme konusu konutun tapusunun iptali ile kendisine iadesine karar verilmesini istemiş ise de süresinde ödeme edimini yerine getirmeyen davacı yönünden sözleşmeden kalan bedelin depo edilmesi ile tapu iptal talebinin kabulü doğru değildir. Zira öncelikli edim davacıya ait olup kendi edimini yerine getirmeyen sözleşme tarafının karşı tarafın edimini yerine getirmesini isteme hakkı bulunmamaktadır. Ancak somut olayda davalılar cevap dilekçelerinde “sözleşme şartlarına uymayan davacının bağımsız bölümün şu anki değerini ödemesi halinde müvekkil şirket tapu devrini vermeye de hazırdır.”şeklinde beyanda bulunduklarından mahkemece yapılması gereken iş davacının sözleşme kapsamında ödediği bedelin tüm sözleşme bedeline oranlamasının yapılarak bulunacak oranın bilirkişilerce belirlenecek taşınmazın karar tarihine en yakın rayiç bedeline oranlanarak bu bedele göre ödenmeyen kalan bedelin hesaplattırılarak bu bedelin depo edilmesi suretiyle tapu iptal ve tescile karar verilmesinden ibaret olup açıklanan bu gerekçeye göre eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmadığı gibi kabule göre de dava bedelinin harcı yatırılmamış 5.500.000,00 TL olarak kabulü ile bu miktar üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.