6. Hukuk Dairesi 2024/2633 E. 2025/3628 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Hukuk Dairesi 2024/2633 E. 2025/3628 K. — Yargıtay Kararı

6. Hukuk Dairesi 2024/2633 Esas 2025/3628 Karar 28.10.2025
6. Hukuk Dairesi 2024/2633 E.,  2025/3628 K.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/587 E., 2024/750 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/50 E., 2022/265 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı kuruma ait taşınmazı satın aldığını, ancak taşınmazı yapan yüklenici firmanın ihaleyi feshettiğinden dolayı taşınmazın teslimini davalının geciktirdiğini, davalı kurumun belirsiz süreli bir teslim öngördüğünü, halen davalının teslime yönelik hiçbir girişiminin bulunmadığını, müvekkilinin taşınmazın ödemesini yaptığını, müvekkilinin taşınmazın teslim olacağı inancı ile taşınmazın içerisinde kullanacağı eşyadan, tasarımı için anlaştığı iç mimara değin tüm anlaşmalarını yerine getirdiğini, buna yönelik ödemeleri halen yaptığını, müvekkilinin satın aldığı bu malları iş yerini davalı kurumdan teslim alamaması nedeni ile aletlerini kullanamadığını, iş yerine teslim alacağı inancı ile satın aldığı eşyalarını kullanamayan müvekkilinin günden güne elde edeceği müstakbel kârdan mahrum kaldığını ileri sürerek, taşınmazın teslimine, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak şartıyla 15.000,00 TL müspet ve 15.000,00 TL menfi zarar tazminatının ve ihtarnamenin tebliğinden taşınmazın tam olarak teslim edildiği güne kadar işleyecek aylık kira tazminatının işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, dava dışı yüklenici şirketin, işi beklenmeyen maliyet artışları nedeniyle tamamlayamayacağını belirterek işin tasfiyesini talep ettiğini, müvekkili kurumca Çevre Şehircilik Bakanlığı'ndan görüş alınarak sözleşmesinin tasfiye edildiğini, inşaatın yapım sürecinin tümüyle ihale mevzuatına uygun olarak devam ettiğini, ortada müvekkili kuruma yüklenebilecek bir gecikme ve kusurun söz konusu olmadığını, müvekkili kurum ile davacı arasında imzalanan ihale şartname ve sözleşmesinde bir teslim tarihinin belirtilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede dava konusu taşınmazın hangi tarihte teslim edileceğinin belirtilmediği, teslim için makul sürenin 22.04.2020 tarihi olduğu her ne kadar dava konusu taşınmaz 26.08.2020 tarihinde teslim edilmiş ise de dava tarihi itibariyle makul sürenin bitmediği, ayrıca usul kuralları gereğince bir hak doğmadan o hakkın talep edilebilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yüklenici firma olan ... Şirketi ile davalı arasındaki sözleşmenin beklenmeyen hal kapsamında fesih edilmesinin dava bakımından hukuki bir anlam ifade etmediğini, bu durumun davalının taşınmazın inşası bakımından anlaşmış olduğu firma ile kamu arasındaki sözleşmeden kaynaklanmakta olup müvekkilinin beklenmeyen hal bakımından bir sorumluluğu ve kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin taşınmazı eksiksiz biçimde teslim edileceği tarihe güvenerek ve inanarak satın aldığını, taşınmazın vaat edilen teslim tarihinin 05.01.2019 olduğunu, olması gereken teslim tarihi ile mevcut olan teslim tarihi arasındaki süre zarfında müvekkilinin uğramış olduğu menfi ve müspet zararların davalı tarafından karşılanması gerektiğini, müvekkilinin taşınmazın olması gereken teslim tarihinde teslim edilmemesi nedeniyle kira gelirlerinden de mahrum kaldığını, davada hukuki yararın bulunduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, satım sözleşmesinden kaynaklanan teslim ve tazminat istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın