6. Hukuk Dairesi 2023/3781 E. 2025/1132 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Hukuk Dairesi 2023/3781 E. 2025/1132 K. — Yargıtay Kararı

6. Hukuk Dairesi 2023/3781 Esas 2025/1132 Karar 19.03.2025
6. Hukuk Dairesi 2023/3781 E.,  2025/1132 K.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2013/444 E., 2023/501 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar asıl davada davacı/ birleşen davalarda davalı kooperatif vekili, asıl davada davalı/birl. 2006/200 E. davada davacı vekili, asıl davada davalılar/birl. 2006/204 E. davada davacılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili, 19.02.2006 tarihli olağan genel kurula kadar davalılardan ...in yönetim kurulu, ...'nun denetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, diğer davalı ...'in ise yönetim kurulu başkanı ...'in eski eşi ve kooperatif ortağı olduğunu, anılan genel kurulda bilançonun ertelenerek hesap tetkik komisyonu kurulmasına karar verildiğini, 20.05.2006 tarihli genel kurulda hesap tetkik komisyonu raporunun görüşülerek kooperatifin zararına neden olan davalılar hakkında sorumluluk davası açılmasının kararlaştırıldığını ileri sürerek, 315.000,00 TL. kooperatif zararının faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 09.05.2012 tarihli ıslahla alacak miktarını 615.000,00 TL' sına yükseltmiş, birleşen davanın reddini istemiştir.
2. Birleşen davalarda davacılar vekilleri; asıl davada davalı olan yönetim ve denetim kurulu üyeleri hakkında sorumluluk kararı alınan 20.05.2006 tarihli genel kurulun yasa, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, ortakların iradelerinin etkilenerek yapılan Genel Kurul'un BK'nın 19-20. maddeleri uyarınca batıl olduğunu ileri sürerek, anılan genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

II. CEVAP
1. Asıl davada davalılar vekili, davanın yerinde olmadığını, ...'ın yöneticilik yapmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
2. Birleşen davada davalı vekili; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 31/12/2012 tarihli ve 2006/198 Esas, 2012/458 Karar sayılı kararıyla; birleşen davada, haklarında sorumluluk kararı alınarak sorumluluk davası açılan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin hukuki durumlarının açılan sorumluluk davasında tartışılacak olması nedeniyle, ibra edilmemelerine ilişkin genel kurulun iptalinde hukuki yararları bulunmadığı, asıl davadaki davalılardan ..., ... ve ...'in davacı kooperatifin eski yönetim kurulu üyeleri, davalı ...'nun davalı kooperatifin eski denetçisi olduğu, davalı ...'ın ise yönetim veya denetim kurulu üyeliği yapmadığından, anılan davalıya yönelik davanın husumet yönünden reddi gerektiği, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin görev yaptıkları dönemde kooperatifi zarara uğrattıkları, yapılan işlemlerin açıklanması suretiyle sorumlu oldukları dönemleri için genel kurulca ibra edilmedikleri, kooperatifin zararı olarak belirlenen bir kısım kalemler yönünden kooperatifçe istemde bulunulmadığı gerekçesiyle birleşen genel kurulun iptali davalarının esastan, asıl davada davalı ...'a yönelik açılan davanın ise husumet yönünden reddine, asıl davadaki diğer davalılara yönelik davanın kısmen kabulü ile toplam 406.353,55 TL'nin faiziyle birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...'ndan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 31.12.2012 tarihli ve 2006/198 Esas, 2012/458 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı ile davalı ... dışındaki davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi’nin 25.06.2013 tarihli ve 2013/2191 Esas, 2013/4392 Karar sayılı ilamıyla; dava konusu edilen hususların, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2007/118 Esas ve 2009/453 Karar sayılı ceza davasında yargılama konusu olduğu ve anılan mahkemece verilen kararın Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 25.12.2012 tarihli kararıyla bozularak yeniden yargılama yapıldığı, zimmet iddiaları ceza dosyasında inceleneceğinden ceza mahkemesi dosyasının sonucu beklenmeden karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davada davalılardan ... yönünden Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucunda, davaya konu olan ve tahsili talep edilen alacak kalemlerine ilişkin belgeler üzerinde imzasının bulunmadığı, söz konusu dönemde kooperatif ortağı olmadığı, Kooperatifler Kanunu'nun 55/2. maddesi hükmü uyarınca kooperatif ortağı olmayan kişilerin yönetim kurulu üyesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla ...'nın yönetim kurulu üyeliğine seçilmesinin baştan itibaren geçersiz olduğu, hiçbir zaman yönetim kurulu üyesi sıfatını kazanmadığı, hal böyle olunca olayın özellikleri ve şartları, delil durumu da gözetildiğinde davaya konu alacak talepleri yönünden herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden asıl davanın reddine, diğer davalılar bakımından 575.071,45 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen davalarda; 20.05.2006 tarihli Kooperatif Genel Kurul toplantısının ve alınan kararların hukuka aykırı bir yönünün bulunmadığı, kanuna- Ana Sözleşmesine- iyiniyet kurallarına uygun olduğu, geçersizliğini gerektirir bir durumun bulunmadığı gerekçesiyle birleşen davaların reddine, davacı ... tarafından birleşen davaların takipsiz bırakılması nedeniyle bu davalı bakımından birleşen davaların açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Asıl davada davacı-birleşen davalarda davalı kooperatif vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... bakımından davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 2001 tarihinden 2006 tarihine kadar yönetim kurulunda faal olarak çalıştığını,üye kayıt defteri incelendiğinde kooperatif üyesi olduğunun sabit olduğunu, sadece ceza dosyasındaki tespitlerle reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, mahkeme gerekçesinin eksik olduğunu, hangi kalemlerin neden reddedildiğinin belli olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Asıl davada davalı-birleşen 2006/200 E. sayılı davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin yalnızca denetçi olduğunu, müvekkilinin görevde bulunmadığı kendisinden önceki yönetimin sebep olduğu zararlardan da sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu,bilirkişi raporunda bazı vergiler davalı ...'in şahsi vergileri olup, bu tutarlardan adı geçenin sorumlu olması gerektiğini, birleşen davaların reddi gerekçesinin yetersiz ve denetime elverişli olmadığını beyan etmektedir.
3. Asıl davada davalı-birleşen 2006/204 E. sayılı davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; yapılan tüm harcamaları müvekkilinin haberi olmadan yapıldığını, borç altına sokan belgelerde müvekkilimin imzasının olmadığını, ceza dosyasında davalı ... gibi belgelerde imzası olmadığından beraat ettiğini fakat alacaktan sorumlu tutulduğunu, kararın hatalı olduğunu beyan etmektedir.
4. Asıl davada davalı-birleşen 2006/204 E. sayılı davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; bütün ödemelerin kooperatif adına ve usulüne uygun yapıldığını, 2003, 2004 ve 2005 yılları için de kooperatifin kasasında yeterli bakiye olduğu halde vergi borçları ve SSK prim borçlarının zamanında ödenmediği, zamanında ödenmeyen vergi ve SSK prim borçları için tahakkuk ettirilen gecikme ve faiz cezaları nedeni ile davacı kooperatifin 54.418,00 TL zarara uğratıldığı iddiası doğru olmadığını beyan etmektedir.
5. Asıl davada davalı/birl. 2006/204 E. davada davacı ... vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; müvekkili lehine karşı vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Asıl davada davalı-birleşen 2006/204 E. sayılı davacı ... vekili katılma yoluyla temyiz itirazları yönünden;
Davacı vekilinin temyiz dilekçesi, davalı ... vekiline 11.09.2023 günü tebliğ edilmiş olup, karar davalı ... vekili tarafından HUMK'nın 433 ncü maddesinde öngörülen 10 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra, 25.09.2023 günü katılma yolu ile temyiz edilmiştir. 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas, 1990/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararında, bu gibi hallerde Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, davalı ... vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin süreden reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre asıl dava kooperatif yöneticilerinin sorumluluklarına dayalı tazminat istemine, birleşen davalar ise Kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Davalılardan ... yönünden Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucunda, davaya konu olan ve tahsili talep edilen alacak kalemlerine ilişkin belgeler üzerinde imzasının bulunmadığı, söz konusu dönemde kooperatif ortağı olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de davalı ...’nın dava konusu dönemde yönetim kurulu üyeliği görevinde bulunduğu dosyada sabittir. Bu nedenle davalı ...’nın yönetim kurulu üyeliği yaptığı dönem bakımından hukuki sorumluluğu bulunmaktadır. Mahkemece ceza dosyasındaki gerekçe ile davalı ... bakımından davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece 575.071,45 TL alacağın davalı ..., ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş ise de davalı ...’nun denetçi olarak görev yaptığı dönem bakımından sorumludur. Aynı şekilde davalı ...’in zararlandırıcı işlemlerin hangilerinden sorumlu olduğu tespit edilmeden karar verilmiştir. Bu hususlar gözden kaçırılarak dava konusu tüm dönem bakımından davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
Mahkemece, ek rapor alınarak davalıların görevde bulunduğu dönemlerdeki zararlandırıcı işlemler tereddüde yer bırakmayacak şekilde tespit edilerek, bu zararlardan davalıların şahsi ve müşterek sorumlulukları ayrı ayrı tespit edilerek ve usulü kazanılmış haklar da gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Asıl davada davalı/birl. 2006/204 E. davada davacı ... vekili katılma yoluyla temyiz isteminin süreden reddine
2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın