6. Hukuk Dairesi 2014/4710 E. 2014/7102 K. — Yargıtay Kararı
6. Hukuk Dairesi 2014/4710 Esas 2014/7102 Karar 29.05.2014
6. Hukuk Dairesi 2014/4710 E., 2014/7102 K.
MAHKEMESİ : Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 10/03/2014 NUMARASI : 2013/1418-2014/341
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tespit ve murazaanın giderilmesi davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, kira bedeli içinde KDV nin de bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile davacı tarafından ödenen kira bedeli içinde KDV nin de bulunduğunun tespitine, bu hususta çıkarılan murazaanın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalı kiraya veren tarafından gönderilen; kira bedeli dışında KDV nin kiracılar tarafından ödenmesi için belediyece ek kira sözleşmesi yapılmasına karar verildiğini bildiren ihtarın hukuka aykırı olduğunu, daha önce aynı konuda verilmiş Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/592 sayılı emsal kararı olduğunu, sözleşmede KDV nin kiracıdan alınacağına dair hüküm bulunmadığını, bu nedenle ödenen kira bedeli içinde KDV nin de bulunduğunun tespit edilerek kira bedeli dışında KDV ödenmesi için ayrıca bir ek sözleşme yapılmasının gerekli bulunup bulunmadığı bakımından taraflar arasında oluşan murazaanın giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Tespit davaları bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının belirlenmesine yönelik olarak açılan davalar olup görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia veya savunma olarak ileri sürülebilecek konular için bağımsız bir tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur. Eda davası sonunda verilen hüküm ile, aynı zamanda dava konusu hukuki ilişkinin var olup olmadığı da tespit edilir ve ondan sonra bu tespite dayalı olarak eda hükmü kurulur, Yargıtay’ın kararlı uygulamasına göre de, eda davası açmak mümkün ise, tespit davası açılamaz. Anılan kuralın geçerli olabilmesi için, eda davası sonunda verilecek hükmün tespite ilişkin bölümü ile tespit davası sonunda alınacak tespit hükmü arasında, meydana getirdikleri kesin hükmün etkisi bakımından hiç bir fark bulunmaması gerekir. Diğer bir söyleyişle tespit davası ile istenen hukuki korunma, eda davası ile tamamen elde edilebilecekse, o zaman, davacının ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yararı yoktur. Olayımıza gelince; hükme esas alınan 01.01.2002 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, kira bedeli içinde KDV nin de bulunduğunun tespit edilmesi noktasında toplanmaktadır. Davacı tarafın bu uyuşmazlığı tespit davası yoluyla değil, açacağı eda davasında ileri sürmesi gerektiğinden, tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Mahkemece istemin bu nedenlerle reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca karşı davaya ilişkin hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 29/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.