6. Hukuk Dairesi 2012/8596 E. 2012/11687 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Hukuk Dairesi 2012/8596 E. 2012/11687 K. — Yargıtay Kararı

6. Hukuk Dairesi 2012/8596 Esas 2012/11687 Karar 18.09.2012
6. Hukuk Dairesi 2012/8596 E.,  2012/11687 K.

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, tahliye taahhütnamesine dayanılarak yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali ve kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiralananda 23.3.2010 tarihli sözleşme ile kiracı olup sözleşmeyi davacının damadı ve temsilcisi olan Abdullah ...'ın kiralayan sıfatı ile imzaladığını, davacının da bu sözleşmeye muvafakat ettiğini, davalının 21.2.2011 tarihinde verdiği tahliye taahhütnamesi ile kiralananı 31.8.2011 tarihinde tahliye edeceğini taahhüt etmesine karşın süresinde tahliye etmemesi üzerine hakkında icra takibi yapıldığını, davalının takip üzerine takip ehliyetine ve taahhüt tarihine itiraz ettiğini, oysa davalının kira sözleşmesi yapılırken kiralayanın davacı adına hareket ettiğini bildiğini, bu hususun taahhütname metninden de anlaşıldığını, yine tahliye taahhütnamesindeki tarihlerle bir oynamanın olmadığını belirterek, itirazın iptalini, davalının kiralanandan tahliyesini ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı, davacıyı tanımadığını, kira sözleşmesinin Abdullah Büyükkaymaz ile düzenlendiğini, tahliye taahhüdünü de davacıya değil kiralayana verdiğini, taşınmazın maliki olarak kiralayanı bildiğini, kira paralarını da kiralayana ödediğini, sözleşmede kiralayanın vekil sıfatı ile imza attığına dair bir ibarenin bulunmadığını, davanın ve husumetin taraflarının ancak sözleşmenin tarafları olabileceğini, sözleşmenin tarafı olmayan ve kendisine taahhütname verilmeyen davacının dava açmasının usulen doğru olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Taahhüt nedenine dayalı tahliye davasının mutlaka kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayan durumunda olmayan malikin dava hakkı yoktur. Ancak yeni malik önceki malikin ve kiralayanın halefi olarak eski malik zamanında verilmiş taahhüde dayanarak dava açabilir.
6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Kanun’un 7 / a maddesi ve yerleşen içtihatlara göre tahliye taahhütnamesi sebebiyle açılan davalarda tahliye kararı verilebilmesi için taahhütnamenin sözleşmenin yapılmasından sonra, kiralananda oturulurken serbest irade ile verilmesi gerekir. Bu özellikleri taşımayan taahhüde dayanarak tahliye kararı verilmesi mümkün değildir.

Olayımıza gelince; icra takibinde ve davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.4.2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile 17.2.2010 tarihinden itibaren davacı adına kayıtlı taşınmaz, kiralayan Abdullah ... tarafından konut olarak kullanılması için davalıya kiralanmıştır. Davalı kiracı, kiracılık süreci içinde 21.2.2011 tarihinde vermiş olduğu adi yazılı tahliye taahhütnamesi ile kiralananı 31.8.2001 tarihinde tahliye edeceğini taahhüt etmiş, ancak süresinde boşaltmaması nedeniyle davacı, ...1. İcra Müdürlüğü'nün 2011 / 12820 sayılı dosyası ile 7.9.2011 tarihinde başlattığı icra takibi ile kiralananın tahliyesini talep etmiştir. Her ne kadar icra takibinde ve davada dayanılan tahliye taahhütnamesinde davalı, davacıya ait taşınmazda kiracı olarak oturduğunu, daireyi davacının kızı ...ın konut ihtiyacı nedeniyle tahliye edeceğini beyan etmiş ise de, davalının kiralananın malikinin davacı olduğunu bilmesi, davacıya tahliye taahhüdü nedeniyle mülkiyet hakkına dayanarak davalı hakkında icra takibi yapması hakkı vermez. Diğer yandan davacı, kiralayanın kendisinin vekili olarak kira sözleşmesi yaptığını ileri sürmüş ise de sözleşmede bu konuda herhangi bir açıklık ya da ibare bulunmadığından sözleşmenin kiralayan Abdullah ... tarafından kendi adına düzenlendiğinin kabulü gerekir. Tapu kaydına göre davacı yeni malik durumunda da değildir. Taşınmaz kendi mülkiyetinde iken bir üçüncü şahıs tarafından kiraya verilmiştir. Bu durumda davacının takip ve dava hakkından söz edilemeyeceğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalının, davacının malik olduğunu bildiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın