6. Hukuk Dairesi 2012/7164 E. 2012/8345 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Hukuk Dairesi 2012/7164 E. 2012/8345 K. — Yargıtay Kararı

6. Hukuk Dairesi 2012/7164 Esas 2012/8345 Karar 04.06.2012
6. Hukuk Dairesi 2012/7164 E.,  2012/8345 K.

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, süre bitimi nedeni ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın süre yönünden reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Borçlar Kanunu'nun adi kira hükümlerine tabi kira sözleşmelerinde kira süresi taraflarca tayin edilmesi halinde sözleşmenin sona erme hali Borçlar Kanunu'nun 263.maddesinde düzenlenmiştir. Sözleşmedeki sürenin bitimini takip eden bir ay içinde kiralayan, İİK.'nun 272. maddesi gereğince icra dairesinden tahliye isteyebileceği gibi dilerse mahkemeden de tahliye isteminde bulunabilir. 6570 Sayılı Yasa hükümlerine tabi taşınmazlarda ise tahliye davası açılabilecek haller sınırlı sayıda olup, bu tür yerlerde kiralayana süre bitimi nedeniyle tahliyeyi isteme hakkı tanınmamıştır. Davada dayanılan ve hükme esas alınan önceki malik ... ile davalı ... arasında imzalanan 01.05.2005 başlangıç tarihli büfe kafeterya olarak kullanılan temelsiz yapı özelliğinde gayri musakkaf tesis niteliğindeki ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kiralanan taşınmaz gayrimusakkaf olduğundan Borçlar Kanunu hükümlerine tabi bir yer olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından 02.04.2010 keşide 06.04.2010 tebliğ tarihli ihtarname ile yeni dönem kira sözleşmesinin yenilenmeyeceği ve kiralananın 01.06.2010 tarihi itibarı ile tahliye edilmesi hususu kiracıya ihtar edilmiştir. Davalının süre bitimine rağmen kiralananı tahliye etmemesi üzerine işbu davanın 2.6.2010 tarihinde açılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Davacı tarafından süresinde açılan dava nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile süre yönünden reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 04.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın