6. Hukuk Dairesi 2011/8922 E. 2011/9215 K. — Yargıtay Kararı
6. Hukuk Dairesi 2011/8922 Esas 2011/9215 Karar 20.09.2011
6. Hukuk Dairesi 2011/8922 E., 2011/9215 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR TARİHİ :29.3.2011
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali-kira alacağı davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde temyiz eden davalı vekili Av.... ile davacılar vekili Av.... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, haksız işgal tazminatı ve alacağının tahsiline yönelik olarak yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı ve davalının kötü niyet tazminatı istemlerinin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar vekili, dava dilekçesinde, davacıların dava konusu kiralananı 15.1.2006 tarihli sözleşme ile dava dışı ... Pazarlama Ltd Şti’ye kiraladıklarını, sözleşmede kiracının devir ve alt kira hakkı bulunmamasına karşın, kiracının 16.4.2009 tarihinde davalı şirkete devrettiğini, davalının da bir kira sözleşmesi yapmadan ve davacıların izin ve icazetini almadan taşınmazı fuzuli şagil olarak kullanmaya başladığını, burada kendi nam ve hesabına ... mağazası açtığını, davacıların keşide ettikleri ihtarname ile kiralananın devrine onaylarının olmadığını, taşınmazın tahliye edilmesini ve 20.4.2009 tarihinden itibaren de aylık 10.560 TL haksız işgal tazminatı ödenmesini istediklerini, davalının bir ödemede bulunmaması sebebiyle de hakkında icra takibi yapıldığını, davalının bu takibe haksız şekilde itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptalini, takibin devamını ve davalının % 40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. Davalı vekili, davalı şirketin adresinin Levent-İstanbul olması nedeniyle İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, taraflar arasında bir kira ilişkisi bulunmadığını, davacının taşınmazın asli ya da fer’i zilyedi olmasının aktif husumet ehliyeti yönünden dava şartı olduğunu, oysa taşınmazın dava dışı ... Pazarlama Ltd Şti’ye kiralandığını, halen geçerli bir kira sözleşmesi ile asli zilyedin anılan kiracı şirket olduğunu, davacıların davacı sıfatlarının bulunmadığını, davacıların yapmış oldukları icra takibi ile kendilerine göre belirledikleri haksız işgal tazminatı talep ettiklerini, davacıların tüm taleplerinin haksız ve dayanaksız olduğunu, kiracı şirketin davalının Erzincan’daki bayisi olarak faaliyet gösterdiğini, davalının da 16.4.2009-31.5.2009 tarihleri arasında ve sadece bayisi olan kiracıyı denetlemek amacı ile bir ay gibi kısa bir zaman kiracının muvafakati ile kiralananda vergi levhası bulundurduğunu, fuzuli işgallerinin söz konusu olmadığını, davacının tek muhatabının kiracı olduğunu belirterek, davanın reddini ve davacıların % 40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur. Davada dayanılan 15.12.2006 başlangıç tarihli ve on yıl süreli kira sözleşmesi davacı ile dava dışı ... Pazarlama Taahhüt Tic. Ltd Şti arasında düzenlemiştir. Sözleşmede, kiralananın bir başkasına devredilebileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.Kira sözleşmesi, bir bedel karşılığında geçici bir süre için başkasına ait taşınır ya da taşınmaz malın kullanılmasını sağlayan anlaşmadır. Kira sözleşmesi karşılıklı iradelerin birleşmesi ile oluşur. Her sözleşmede olduğu gibi kira sözleşmesinde de iki taraf vardır ve taraflarına şahsi hak sağlar. Davalı şirket, sözleşmenin tarafı olmayıp dosyaya sunulan belgeler ve özellikle vergi kayıtlarına göre kiralananı 16.4.2009-12.6.2009 tarihleri arasında kiracı şirketin muvafakati ile şube olarak fiilen kullanan kişidir. Bu itibarla sözleşmeye dayalı olarak istenilen kira parasından sorumlu tutulması düşünülemez. Kiralananı fiilen kullanmış olması kiracı şirketin sözleşmeye aykırı davranmasının sonucudur. Davacı ile kiracı ... Pazarlama Ltd Şti arasında düzenlenen kira sözleşmesi halen geçerli olduğundan davacıların kiralananın kullanılması ile ilgili bir alacak talebi varsa bu konuda ancak sözleşmenin tarafı olan kiracı şirketten talep edebilir. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenrle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir edilen 825 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.9.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.