6. Hukuk Dairesi 2010/9997 E. 2011/249 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Hukuk Dairesi 2010/9997 E. 2011/249 K. — Yargıtay Kararı

6. Hukuk Dairesi 2010/9997 Esas 2011/249 Karar 19.01.2011
6. Hukuk Dairesi 2010/9997 E.,  2011/249 K.

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, 42894 ada 3 parsel sayılı taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmesi üzerine hüküm, davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir. Olayımıza gelince; dava konusu edilen taşınmazda paydaş olan davalı ... davadan önce 27.3.1985 tarihinde ölmüş olup temyiz aşamasında ibraz edilen mirasçılık belgesinden geriye mirasçıları ..., ..., ..., ... ve ...'ün kaldığı, adı geçen mirasçıların davada yer almadığı anlaşılmaktadır.HMUK’nun 73.maddesi hükmü gereğince yasanın gösterdiği özel haller dışında, mahkemece davanın tarafları dinlenmeden ya da iddia ve savunmalarını açıklamaları için yasal şekle uygun şekilde davet edilmeden hüküm verilemez. Bu durumda mahkemece, anılan mirasçılara yöntemine uygun dava dilekçesinin tebliğ olunması, taraf teşkilinin sağlanması ve ondan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.1.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın