6. Ceza Dairesi 2025/5396 E. 2025/9328 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2025/5396 E. 2025/9328 K. — Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2025/5396 Esas 2025/9328 Karar 04.11.2025
6. Ceza Dairesi 2025/5396 E.,  2025/9328 K.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2025/2663 E., 2025/2010 K.
SUÇLAR: Nitelikli yağma, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Sanık hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.

Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükmün; yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2025 tarihli ve 2024/137 Esas, 2025/93 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a,d,h, 35/1, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunu'nun 13/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 53, 58. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

B. İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 02.07.2025 tarihli ve 2025/2663 Esas, 2025/2010 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının kabulü ile yapılan inceleme neticesinde, "5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin her bir suç için ayrı ayrı uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de; her suçtan hüküm kurulduktan sonra sanık hakkında 58. maddenin uygulandığının anlaşılması karşısında anılan tekerrür hükümlerinin her suç için ayrı ayrı uygulandığı kabul edilmiştir." eleştiride bulunulup istinaf yoluna başvurulan hükmün 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin parağrafındaki "ve koşullu salıverilme hükümlerinden yararlandırılmamasına," ibaresinin tamamen çıkartılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdur beyanları arasında çelişkiler bulunduğuna, yağma suçuna konu cep telefonunu hakkında değer azlığı hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın cezalandırılması gerektirecek her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Nitelikli Yağma Suçu Yönünden
1.Sanığın 27.01.2024 tarihinde tutuklandığı ve halen tutuklu olduğunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 232/2-d maddesi gereği gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi infaz aşamasında gözetilebilir nitelikte olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın eyleminin nitelikle yağmaya teşebbüs aşamasında kaldığından ve teşebbüs aşamasında kalan suçlarda değer azlığı nedeniyle indirim yapılamayacağından 5237 sayılı Kanun'un 150/2. maddesinde yer alan değer azlığı hükümlerinin uygulanmamasının sabetli olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, sanık hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 7 yıl 6 ay hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde eleştiri ve düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesinin kararında “5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin her bir suç için ayrı ayrı uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de; her suçtan hüküm kurulduktan sonra sanık hakkında 58. maddenin uygulandığının anlaşılması karşısında anılan tekerrür hükümlerinin her suç için ayrı ayrı uygulandığı kabul edilmiştir.” şeklinde eleştiri de bulunularak tekerrür hükümlerinin nitelikli yağma suçundan da uygulanacağı belirtilmiş ise de, ilk derece mahkemesinin hükmünde her bir suç için hükümler A, B, C şeklinde ayrılmış olup her bir bendin içerisinde de 1,2,3... şeklinde hükümlerinin kurulduğunun anlaşılması karşısında, tekerrür ile ilgili maddenin sanık hakkında C bendindeki ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan kurulan hükmün devamında 8 numaralı bent olarak belirtildiği, bu nedenle nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı anlaşıldığından, bu husus aleyhe temyiz olmadığı için eleştirmek gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde de tekerrür hükümlerinin uygulanacağının belirtilmesi suretiyle yapılan eleştiri hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
A. Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma Suçu Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286/2-a. maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,

B. Nitelikli Yağma Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin hüküm fıkrasından “5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin her bir suç için ayrı ayrı uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de; her suçtan hüküm kurulduktan sonra sanık hakkında 58. maddenin uygulandığının anlaşılması karşısında anılan tekerrür hükümlerinin her suç için ayrı ayrı uygulandığı kabul edilmiştir.” ibaresinin çıkarılması yerine “sanık hakkında mahkumiyetine karar verilen tüm eylemlerinden dolayı hüküm verilirken; her suç yönünden 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi gereği ayrı ayrı sanığın mükerrirliğine karar verilmesi gerekirken sadece ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde karar verilmesi, nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünde de 5237 sayılı Kanun’un 58/6-7-8. madde ve fıkralarının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.” ibarenin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
04.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın