Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Hendek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2013/400 Esas, 2016/299 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; Nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine, karar verilmiştir.
II. GEREKÇE İddianame anlatımına göre; olay günü sanığın, temyiz dışı diğer sanıklar ... ve ... ile birlikte, alacağı tahsil amacıyla mağdurun evine gittikleri, mağdurun "sizin muhatabınız ben değilim ticaretinizi benim oğlumla yaptınız, alacağınızı gidin oğlumdan alın" şeklinde söylemesi üzerine sanık ...'in "kendini mi vurduracaksın" diyerek mağdurun üzerine yürüdüğü, sanık ...'in ise "'borca sahip çıkmazsan gerisini sen düşün" şeklinde tehdit ettiğinin iddia edildiği olay nedeniyle, sanığın eyleminin yağma suçu yahut 5237 sayılı Kanun'da düzenlenen yağma suçunda daha az cezayı gerektiren hal başlıklı 150 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalıp kalmadığı hususundaki delilleri takdir ve tartışmanın, üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Hendek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2013/400 Esas, 2016/299 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.03.2024 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.