Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıkların eyleminin suç tarihi itibariyle TCK'nın 142/2-h maddesindeki suçu oluşturduğunun gözetilmemesi, 2-Mahkemece her ne kadar sanıkların tüm malzemeyi teslim ettik şeklindeki beyanına itibar edilerek sanıklar hakkında TCK'nın 168. maddesinin uygulanmasına karar verilmişse de dosya içerisinde mevcut 11.05.2015 tarihli tutanak ve sanıkların kolluk beyanlarında postişlerin bir kısmını keserek çöpe attıklarını ifade ettikleri anlaşılmakla iadenin kısmi olduğu göz ardı edilerek katılandan soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası olup olmadığı sorularak sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4 maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarları yönünden sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 14.09.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.