6. Ceza Dairesi 2012/20858 E. 2013/10465 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2012/20858 E. 2013/10465 K. — Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2012/20858 Esas 2013/10465 Karar 08.05.2013
6. Ceza Dairesi 2012/20858 E.,  2013/10465 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, hürriyeti tahdit
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ... ve ... savunmanı Av. ... tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;

1-Sanıklar hakkında kişiyi hürrivetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde:

Hükmedilen cezanın türü ve süresine göre sanıklar ..., ... savunmanının duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi gereğince REDDİNE,

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafindan işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve Yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 109/1. maddesi uyarınca belirlenen 1 yıl 6 ay hapis cezasından, anılan Yasanın 109/3-a-b. maddesi uyarınca bir kat arttırım yapılırken, 2 yıl 12 ay yerine, 3 yıl hapis ve buna bağlı olarak aynı Yasanın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, 1 yıl 18 ay yerine, 2 yıl 6 ay hapis cezası verilmesi suretiyle hesap hatası sonucu daha fazla cezaya hükmedilmesi,
./.

-2-

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 109/3-a-b ve 62. maddelerinin uygulanmasına ilişkin bölümler” hüküm fıkrasından çıkartılarak yerlerine, “eylemin silahla ve birden fazla kişiyle birlikte gerçekleştirildiği anlaşıldığından, verilen cezada TCK’nın 109/3-a-b. maddesi uyarınca bir kat arttım yapılarak, sanıkların 2 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklara verilen cezanın, sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak, 5237 sayılı TCK 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek, sanıkların 1 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” cümlelerinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve Yasaya uygun bulunan hükmün
DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II- Sanıklar hakkında yağma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;

Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanık ... yönünden duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede;

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-) 28/06/2009 tarihli “Yakalama, ... ile Teslim ve Üst Arama Tutanağı” başlıklı belge içeriğine göre; katılanın şikayeti üzerine ve sanıklardan ...’in yakalanmasından sonra, sanıklar ... ve ...’nın kolluk görevlileri tarafından telefonla aranarak, olay hakkında bilgi verilip kolluk birimine davet edildikleri, her iki sanığın da bu davet üzerine kısa süre içerisinde Düzce Emniyet Müdürlüğü’ne geldikleri ve sanık ...’nın yanında getirdiği suça konu senedi rızasıyla kolluk görevlilerine teslim ettiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 TCK'nın 168/1-3. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,

2-) Sanıklar ... ve ...’nın, sanık ...’nın eylemine el ve işbirliği ile katıldığının anlaşılması karşısında, haklarında TCK’nın 37/1. maddesi ile uygulama yapılması gerekirken 39/2-e maddesi ile uygulama yapılması,
./.

-3-

3-) Yağma eyleminin silahla, geceleyin ve birden fazla kişi tarafından gerçekleştiğinin kabul edilip anlaşılması karşısında; sanıklar ... ve ... hakkında da 5237 sayılı TCK’nın 149/1. maddesinin (c) ve (h) bentleri ile birlikte (a) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz dilekçelerinde ve sanık ... savunmanı Av. ...’nun duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... yönünden duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, sanıklar ... ve ... hakkında 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 08.05.2013 günü Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'ın katıldığı oturumda sanık ve savunmanlarının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.

...

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın