6. Ceza Dairesi 2012/18292 E. 2013/18670 K. — Yargıtay Kararı
6. Ceza Dairesi 2012/18292 Esas 2013/18670 Karar 01.10.2013
6. Ceza Dairesi 2012/18292 E., 2013/18670 K.
Hırsızlık suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-a, 143, 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, SİLOPİ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2010 tarihli ve 2005/60 esas, 2010/368 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasına ve anılan Kanun'un 142/1-a, 143, 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, aynı Mahkemenin 15.09.2011 tarihli, 2011/324 esas, 2011/658 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 11.09.2012 gün ve 2012/14358/51373 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2012 gün ve KYB/2012/240416 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 02.10.2012 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
1-Suç tarihinin 17/02/2002 olması, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/2. maddesinin 08/07/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5377 sayılı Kanun'la değiştirilmeden önceki şeklinde indirim oranının 2/3 olduğu ve bu indirim oranının sanık lehine olduğu nazara alınarak 2/3 oranında indirim yapılması gerekirken ½ oranında indirim yapılarak fazla ceza tayin edilmesinde,
2-Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesince duruşma açılarak sanık hakkında hüküm kurulmuş ise de;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. fıkrasında yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmeyen sanığın durumun değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemece sanığın celp edilmesi, varsa diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkını kısıtlayacak biçimde yazılı şekilde karar verilmesi verilmesinden bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir.
Sanık hakkında 12.04.2010 tarihli kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle mahkemenin yeniden duruşma açtığı, duruşma gününün sanık ve savunmanına ihtarlı olarak usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, sanık ve savunmanının duruşmaya gelmemesi nedeniyle yokluklarında karar verildiği anlaşıldığından, bu hususa ilişkin iki numaralı kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
Suç tarihinin 17/02/2002 olması, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/2. maddesinin 08/07/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5377 sayılı Kanun'la değiştirilmeden önceki şeklinde indirim oranının 2/3 olduğu ve bu indirim oranının sanık lehine olduğu nazara alınarak 2/3 oranında indirim yapılması gerekirken 1/2 oranında indirim yapılarak fazla ceza tayin edilmesi,
Usul ve Yasaya aykırı olduğundan,
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile Silopi 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2011 gün ve 2011/324-2011/658 sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, hüküm fıkrasından, ‘‘5237 sayılı TCK'nın 31/2. ve 62. maddelerinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine, 'Sanığın eylemi için 5237 sayılı TCK'nın 142/1-a ve 143. maddesi ile belirlenen 2 yıl 8 ay hapis cezasından aynı Yasanın 31/2. uyarınca 2/3 oranında indirim yapılarak 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 8 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 50/3. maddesi delaletiyle 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20 TL'den 5.320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 52/4. maddesi uyarınca adli para cezasının 24 eşit taksitle ödenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceği ancak ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilemeyeceğine' cümleleri eklenmek suretiyle, karardaki diğer yönlerin saklı tutulmasına, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.