6. Ceza Dairesi 2011/8222 E. 2011/45544 K. — Yargıtay Kararı
6. Ceza Dairesi 2011/8222 Esas 2011/45544 Karar 15.11.2011
6. Ceza Dairesi 2011/8222 E., 2011/45544 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya kapsamına göre, 23.6.2008 günlü tutanakta olay sonrası 19.30 sularında yakınan ve ailesinin polise müracaatı üzerine yakınanın bildirdiği adrese yönelindiğinde yakınanın göstermesi üzerine sanığın sokak üzerinde görülüp durdurulup kabaca yapılan üst araması sonucunda sim kartı takılı olduğu halde ... marka cep telefonu sahibine teslim edilmek üzere geçici olarak zaptedildiği, yakınanın 23.6.2008 günü saat 20.45 sularından avukat huzurunda saptanan beyanında, sanıkla yaklaşık bir senedir duygusal arkadaşlık yaptıklarını olay günü sanığın kendisini tehditle saat 18.00 sularında evine götürdüğünü, cinsel ilişkiye zorladığını, kabul etmeyince kendisini dövmeye başladığını ... cep telefonunu zorla aldığını, “ bu cep telefonu benim olacak, sana cep telefonunu vermeyeceğim” şeklinde ifade ettiğini, olay yerinden kaçarak olanları ailesine anlatıp onlarla polis merkezine geldiğini söylediği, 26.4.2010 günlü duruşmada alınan beyanında ise; sanıkla bir yıldır duygusal anlamda arkadaşlık yaptıklarını,bu süre içinde 3-4 kez sanığın evine gittiğini, olay günü de sanığın evlerinin yakınlarına gelerek kendisine “benimle geleceksin yoksa evine gelirim” diye baskı yaptığını, ailesinden çekindiği için gitmek zorunda kaldığını, sanığın ağabeyi ve annesinin evde oldukları sırada, sanığın bu tarihten üç gün önce Amasya’ya gitmesi nedeniyle bu duruma içerlediğini yansıtıp önce cep telefonunu elinden aldığını, eski erkek arkadaşı olan ...’in numarasını kendisinden sorup öğrendikten sonra bu telefon ile ...'e “seni seviyorum” diyerek mesaj attığını, bu mesaja ...'den de “seni seviyorum” şeklinde mesaj geldiğini gören sanığın kendisini odaya kapattığını, tokatlamaya ve yumruklamaya başladığını, ağabeyinin kapıyı aç diye bağırması üzerine sanığın kapıyı açtığını kendisinin de bu fırsattan yararlanarak olay yerinden kaçıp karakola gittiğini, evin ve odanın içinde kendisine cinsel anlamda bir şey yapmadığını, ./..
-2-
sanık odada iken seni istiyorum ilişkiye girelim dediğini ancak kendisi istemiyorum deyince kendisini dövdüğünü telefonun sanıkta kaldığını beyan ettiği, aynı duruşmada sanık savunmanı tarafından sorulması üzerine de, sanığın kendisini odaya sokarak telefonunu zorla aldığını ve kapıyı kilitlediğini beyan ettiği, Cumhuriyet Savcısının talebi üzerine sorulduğunda ise, sanığın kendisini kıskandığı için dövdüğünü ve şikayetçi olmadığını beyan etmesi ve mağdurun mevcut başvuru ve mahkeme aşamasındaki kendi içerisinde değişerek içinde evrilen bu duraksama karşısında yakınanın beyanının alındığı sırada duruşmada hazır bulundurulan, psikolog ...'a yemini tahtında sorulduğunda, kendisinin mağdure ile görüştüğünü özel görüşmelerinde aynı şeyi anlattığını, kendisi şikayetçi olmadığını ailesinin şikayetçi olduğunu mağdurenin 16 yaşında olduğu gözetildiğinde davranışlarını yönlendirme yeteneği olduğunu, beyanlarına itibar edilebileceği inanıcında olup psikolojik bir etkilenmede görmediğini açıkladığı, sanığın ise poliste susma hakkını kullanıp 17.9.2009 günlü Cumhuriyet Başsavcılığında alınan beyanında; mağdureyle buluştuklarını, mağdurenin cep telefonunu karıştırdığı sırada başka bir erkekten gelen sevgi dolu bir mesaj gördüğünü bu nedenle tokat attığını, tehdit etmediğini cep telefonunun kendisinde kaldığını o sırada mağdurenin ayrıldığını, kendisinin cep telefonunu vermek için peşinden gittiği sırada polisler ile karşılaştığını bu şekilde cep telefonunu yakaladıklarını, kendisinin onlara telefonu verdiğini, suçlamaları kabul etmediğini ifade ettiği, 14.6.2008 tarihli avukatı bulunduğu halde Cumhuriyet Başsavcılığında alınan diğer beyanında ise, aynı nitelikteki beyanını yenileyip ailesinin haberi olmadığı için kendisine iftira ettiğini, ailesinin sıkıştırması nedeniyle şikayetçi olduğunu açıkladığı, yakalama kararı üzerine 10.10.2010 günlü mevcutlu olarak hazır edilen sanığın avukat huzurundaki beyanında soruşturma aşamasında alınan beyanlarıyla örtüşen şekilde olayı anlattığı, 25.11.2010 günlü duruşmada, mağdurenin aleyhe beyanlarını kabul etmediğini cep telefonunu zorla almadığını, cep telefonundaki mesajları atan kişinin mesajlarına bakmak için aldığı sırada yakınana tokat attığını, onun da çekip gitmesi üzerine telefonun kendisinde kaldığını, annesinin evde olduğu ancak ağabeyinin o sırada evde olmadığını yine sanığın 25.11.2010 günü duruşmada olaydan 15 dakika sonra polislerin geldiğini o anda evde kalmak zorunda olduğu için telefonu mağdurenin peşinden yetiştiremediğini beyan etmesi, sanığın ağabeyi ...'in alınan beyanında ise sanığın beyanını doğrular şekilde olay günü evde olmadığını, bu nedenle mağdureye herhangi bir yardımının da bulunmadığını olayları da görmediğini ifade edip, sanığın annesi tanık ... 'in ise, yakınanı oğlunun kız arkadaşı olması nedeniyle 2 yıldır evlerine gelip gitmesi nedeniyle tanıdığını olay günü evde olduğunu, başka birisinin telefonu üzerine yakınan ile sanık arasında tartışma çıktığını, oğlu sanığın yakınana bir tokat attığını, bunun üzerine kızın telefonu evde bırakıp çıkıp gittiğini, mağdurenin yardım isteme gibi bir durumunun olmadığını, olay sırasında evde kendisi sanık ve mağdureden başka birisinin bulunmadığını 15 dakika kadar sonra gelen polislere oğlunun telefonu teslim ettiğini ifade etmesi, 23.6.2008 tarihli tutanak içeriği dikkate alındığında; olay günü sanık ve yakınanın her zaman olduğu gibi, sanığın ikametine gittikleri, yakınanın olaydan bir süre önce bir seyahate gidip gelmesi nedeniyle sanığın bireysel olarak kendinde oluşan bir takım şüphe ve endişeler ile yakınanın cep telefonuna gelen mesajlara bakmak için yakınandan cep telefonunu aldığı bu arada yakınanın eski erkek arkadaşı olan...'den gelen mesajı görmesi üzerine mağdure ile tartışmaya başladığı, doktor raporunda belirtildiği şekilde darp ettiği, ./.. -3-
yakınanın bir fırsatını bulup cep telefonunu dahi almadan sanığın ikamet ettiği evi terk ederek olay yerinden kaçıp ayrıldıktan sonra evine gidip konuyu ailesine aktardığı, mağdure üzerindeki sanığın süregelen baskılarını bir ölçüde giderilmesini hedefleyerek konunun emniyet güçlerine bildirildiği taraflar arasında mağdur, sanık, tanık ... ve psikolog ...'in birbiriyle örtüşen anlatımları ile sabittir. Duraksama yaratan konu ise olay sırasında yakınanın telefonunun sanık tarafından yağma kastıyla alınıp alınmadığı noktasında toplanmaktadır. Yağma suçunun oluşması için cebir veya tehdit ile mağdurun malının alınması veya mağdurun bir malı teslim ve malın alınmasına karşı koymamasına mecbur kılınması gerekir, yani cebir veya tehdidin malın alınması, malın teslimi veya malın alınmasına karşı koymamaya mağdurun mecbur kılınmasını ifade eder. Bir başka ifadeyle cebir veya tehdit ile malın alınması veya verilmesi arasında bir nedensellik bağı bulunmalıdır.Somut olaya gelince, yakınan ile sanık bir süredir duygusal arkadaşlık yaşadıkları, olay günü birlikte sanığın ailesiyle birlikte oturduğu konuta gittikleri, yakınanın eski erkek arkadaşıyla ilişkisinin halen devam ettiğinden şüphelenen sanığın, yakınanın cep telefonlarındaki mesajlara bakmak için telefonu aldığında, mağdurenin eski erkek arkadaşından gelen “seni seviyorum” şeklindeki mesajı görüp okuması üzerine sinirlenip yakınanı darp ettiği, yakınanda cep telefonunu olduğu yerde bırakıp evi terk edip gitmesi şeklinde gerçekleşen olayda cebir veya tehdit ile mağdurun malının alınması veya mağdurun bir malı teslim ve malın alınmasına karşı koymamasına mecbur kılınması gibi bir yapının mevcut olmadığı, bu bağlamda da sanığın bir yağma kastından da bahsedilemeyeceği anlaşıldığından, sanık hakkında yerinde yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hükümlülük kararı verilmesi bozmayı gerektirmiş,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma içeriğine ve tutuklulukta geçirilen süreye göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhal salıverilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 15.11.2011 tarihinde Sayın 6. Ceza Dariesi Başkanı ... ve aynı daire üyesi ...'ün hükmün onanması yönündeki oylarına karşın oy çokluğuyla karar verildi.
...
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.