6. Ceza Dairesi 2011/4088 E. 2013/23329 K. — Yargıtay Kararı
6. Ceza Dairesi 2011/4088 Esas 2013/23329 Karar 21.11.2013
6. Ceza Dairesi 2011/4088 E., 2013/23329 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, suç eşyasını satın almak HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanıklar ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; Adli sicil kaydına göre, kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanıklar ... ve ... hakkında, mala zarar verme suçu yönünden 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Kasten işlenen suçdan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin seçimlik olmadığı gözetilmeden, anılan fıkranın (b) bendinde yazılı tedbirlere hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine, "Sanıkların, TCK'nın 53/1. maddesinin (a), (b), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yazılı kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezalarından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına" cümlesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık ile sanıklar ... ile ... hakkında suç eşyasını satın alma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıklar ... ve ... yönünden;
a-Yakınana ait işyerinden 4 adet cep telefonu, 2 adet bilgisayar kamerası, 1 adet dizüstü bilgisayar ve bunları koymak için çanta çalan sanıkların, yakalandıklarında, evlerinden çanta ve içindeki kameraların getirilmesini sağladıkları, ayıca telefonları ve dizüstü bilgisayarı sattıkları yeri de gösterdikleri, gösterdikleri yerden ise bilgisayar ve 2 adet telefonun elde edildiği kalan iki telefonun ise satılması sebebi ile bulunamadığı, yakınanın da kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında çalınanlardan iki telefon hariç diğerlerinin iade edildiğini ve şikayetçi olmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, yakınana kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre, sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 168. maddesiyle uygulama yapılıp yapılmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
b-Kasten işlenen suçlardan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin seçimlik olmadığı gözetilmeden, anılan fıkranın (b) bendinde yazılı tedbirlere hükmedilmemesi,
2-Sanık ... ve ... yönünden ise;
a- Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesi gereğince sanıklar ... ve ...'ın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
b-Adli para cezasına hükmolunabilmesi için önce gün birim sayısı saptandıktan sonra, bu sayı üzeriden artırım ve indirim hükümleri uygulanarak bulunan rakam ile bir gün karşılığı uygulanması düşünülen para miktarı çarpılarak sonuç adli para cezası bulunacağı düşünülmeden 5237 sayılı Yasanın 165. maddesi gereği hapis cezasının yanında belirlenen 5 gün adli para cezasından anılan yasanın 62.maddesi ile indirim yapılırken öncelikle belirlenen gün miktarı üzerinden 1/6 oranında indirim yapılıp çıkan sonuç gün ile takdir olunacak miktarın çarpılması yerine önce günlüğü 20 TL'den adli para cezasına çevrilip sonra 62.maddenin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanları ile sanıklar ... ve ...'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.