6. Ceza Dairesi 2011/14550 E. 2013/25539 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2011/14550 E. 2013/25539 K. — Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2011/14550 Esas 2013/25539 Karar 18.12.2013
6. Ceza Dairesi 2011/14550 E.,  2013/25539 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma
HÜKÜM : Kısmen Mahkumiyet, Kısmen hüküm tesisine yer olmadığına

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Oluş ve dosya içeriğine göre, suç tarihinde gündüzleyin 14:15 sularında Atatürk Bulvarı üzerinde dolaşmakta olan yakınanın, sanıkların kimliği tespit edilemeyen bir bayanın arkasına geçip çantasından cüzdanını çalmaya çalıştıklarını fark etmesi üzerine sanıkları uyardığı; bayanın ve sanıkların uzaklaşmasından sonra köprüden inen yakınanın sanıklarla tekrar karşılaştığı ve sanıkların adli raporuna göre yakınanı 1 gün mutad iştigaline engel olacak şekilde darp ettikleri; aynı gün karakola başvuran yakınanın ... ve ... isimli kişileri fotoğrafından teşhis ettiği, 28.07.2004 günü karıştığı başka bir olay nedeni ile ...'nin (kendi beyanına göre), 08.06.2004 tarihinde ...'ın yakalandıkları, ...'nin 29.07.2004 tarihinde alınan beyanında, "Birlikte gezdikleri sırada ...'in bir bayana tokat attığını" beyan ettiği, 09.06.2004 tarihinde ifade veren ...'ınsa suçlamayı kabul etmediği, ... ve ... hakkında Ankara ...'nde yağma suçundan dava açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda olayın gerçek faillerinin sanıklar ... ve ... olduğunun anlaşılması üzerine, ... ve ... hakkında atılı yağma suçundan beraaat kararı verilip, sanıklar hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, sanıklar hakkında yağma ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan kamu davası açıldığı ve sanıkların savunmalarında yakalandıklarında başkasına ait kimlik bilgilerini kullandıklarını ikrar ettiklerinin anlaşılması karşısında,
Sanıkların eylemine uyan ve 765 sayılı TCK’nın 492/7, 456/1, 343/2. maddesinde tanımlanan suçların aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık olağan zamanaşımına bağlı olduğu ve suçların işlendiği 03.05.2004, 09.06.2004, 29.07.2004 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar 104/2. maddesinde belirtilen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar savunmanlarının ve O yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 18.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın