6. Ceza Dairesi 2010/9830 E. 2010/16369 K. — Yargıtay Kararı
6. Ceza Dairesi 2010/9830 Esas 2010/16369 Karar 20.10.2010
6. Ceza Dairesi 2010/9830 E., 2010/16369 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi (CMK. 250. maddesi İle Görevli) SUÇLAR : Yağma, örgüt kurma, örgüte üye olmak, 6136 sayılı Yasaya aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ..., ... ve ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü; Cumhuriyet Savcısının temyiz istemini içeren dilekçesinin 1 numaralı bendinin haklarında mahkumiyet hükmü kurulan sanıklarla bağdaşık olduğu ve Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminde, yağma suçlarından haklarında mahkumiyet hükmü kurulan sanıkların, mağdurlar ..., ... ve ...'e yönelik suçlarında, hürriyeti tahdit ve tehdit eylemlerinin ayrıca oluştuğu ve bu suçlardan da uygulama yapılması dile getirilmiş ise de, 05.04.2001 tarih 2001/55 numaralı iddianamede adı geçen sanıkların anılan mağdurlara yönelik hürriyeti tahdit suçundan açılmış bir kamu davasının bulunmadığı ve mevcut olmayan bir kamu davası için ayrıca hüküm kurulması olanaklı olmadığından, bu yönde temyiz davasının açılamayacağı anlaşılmış; mağdurlara yönelik tehdit eylemlerinin de yağma suçlarının yasal ögesi kapsamında kaldığı ve ayrı suç oluşturmadığı da değerlendirildiğinde Cumhuriyet Savcısının bu yönde vaki görülmeyen temyiz isteminin reddi ile; sanık ... hakkında tehdit,yağma ve kasten yaralama suçları için hükmedilen beraat kararlarına karşı da Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminde bulunmadığı; kabul edilerek yapılan incelemede: I- Sanıklar ..., ...,...,..., ..., ...,... ve ... hakkında mağdurlar ..., ... ve ...'e yönelik yağma suçlarından kurulan hükmün incelenmesinde: Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanıklar ..., ... ve ... hakkında duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunmalar doğrultusunda yapılan değerlendirilmede; Kasten işlenen suçlarda hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinde öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin, cezaların yerine getirilmesi (infaz) aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Sanıklara yükletilen dava konusu yağma eylemlerinin eleştiri dışında yasada öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirildiği, İddiaya, savunmalara,uyulan bozmaya ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre, belirtilen suçların sanıklar tarafından işlendiği, Soruşturma aşamalarında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği, Yasal ve takdiri arttırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği, Duruşma sonunda oluşan vicdani kanı ve uygulama maddeleri uyarınca cezaların doğru olarak belirlendiği, Anlaşıldığından, sanıklar ..., ...,...,..., ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz dilekçelerinde ve sanıklar ..., ... ve ... savunmanı Avukat ... ile sanık ... savunmanı Avukat ...'in duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaların reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan ve sanıklar ..., ... ve ... yönünden duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün ONANMASINA, II- Sanıklar ...,... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçu ile sanıklar ..., ... (...) ve ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçları için yapılan incelemede: Sanıklar ..., ... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında, Şubat 2001 tarihinde işlenen suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan eylemlerine uyan 4422 sayılı Yasanın 1/1.maddesinin 1.cümlesi ve aynı maddenin 2.fıkrası ile 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 220/2,220/3,66/1-e,67/4.maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu anılan Yasanın 7/2,5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında,zamanaşımı bakımından 4422 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına olması ve 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2.maddelelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık sürenin dolmuş bulunması; sanıklar ...,... (...) ve ...'ın eylemlerine uyan 6136 sayılı Yasanın 13/1 ve 13/3.maddelerinde tanımlanan suçların 765 sayılı TCK'nın 102/4.maddesinde öngörülen 5 yıllık olağan zamanaşımına bağlı olduğu ve suçların işlendiği Şubat 2001 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar 104/2.maddesinde belirtilen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar ..., ... (...),..., ..., ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,adı geçen sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, III- Sanık ... hakkında suç işlemek için örgüt kurmak suçundan kurulan hükme yönelik sanık savunmanlarının ve sanık ... (...) hakkında Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının yapılan incelenmesinde: Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanık ...'da ele geçirilen ve yağma suçunda kullanıldığı kabul edilen ruhsatsız tabanca taşımak ve bulundurmak eylemi, adı geçen sanık yönünden bağımsız bir suç olup, 5237 sayılı TCK'nın 220.maddesinin 5.fıkrasında tanımlanan biçimde “örgüt faaliyeti çerçevesinde başka bir suç” olarak değerlendirilemeyeceği gözetilmeden; maddedeki düzenlemeye yanlış anlam verilmek suretiyle, örgütün kurucusu olan sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 220.maddesindeki ceza yaptırımının, 4422 sayılı Yasa hükümlerine göre daha lehe olduğu kabul edilip buna göre uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- İddianamede sanık ... (...) hakkında, yakınanlar ..., ... ve ...'e yönelik yağma,tehdit ve kasten yaralama suçlarından kamu davası açıldığı halde bu suçlardan bir karar verilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısı ile sanık ... savunmanlarının, temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 20.10.2010 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...‘ün katıldığı oturumda, sanık ve savunmanının yokluğunda açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.