6. Ceza Dairesi 2010/9200 E. 2013/5550 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2010/9200 E. 2013/5550 K. — Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2010/9200 Esas 2013/5550 Karar 20.03.2013
6. Ceza Dairesi 2010/9200 E.,  2013/5550 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Mala Zarar Verme
HÜKÜM : Mahkumiyet,Beraat

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I-Üst Cumhuriyet Savcısının sanık Oktay Akhisar'a yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

Hakkında CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilen suçtan dolayı tutuklu kalan sanığa 5271 sayılı CMK'nın 141/2.maddesi gereğince tutuklulukta geçirdiği süre yönünden tazminat hakkının kararda belirtilmemesi mahallinde işlem yapılması olanaklı görüldüğünden ve şahsi hakka ilişkin talep konusunda Cumhuriyet Savcısı'nın temyize yetkisi bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'ın 317.maddesi uyarınca Üst Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz isteminin tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,

II-Sanık ... ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;

Sanığın, yakınana ait aracın kilit sistemini zorlayarak açıp düz kontak yaparak çalmasından ibaret eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde aynı yasanın 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108.maddesinin ( 4 ), ( 5 ) ve ( 6 ).fıkralarında ‘‘Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir.’’ denilmiştir. Denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan Mahkemeye aittir. Buna göre hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7.maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,

2- Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde uygulama yapılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ... savunmanı ile Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘5237 sayılı TCK'nın 53/1.maddenin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm ile sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin bölümden “1 yıl” sözcüklerinin çıkarılarak, TCK'nın 53.maddesi yerine ‘‘Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına’’ tümcelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

III-Sanık ... ... hakkında mala zarar vermek suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Suç tarihi itibariyle mala zarar vermek suçunun, 5237 sayılı TCK'nın 73/8 ve 5271 sayılı CMK'nın 253.maddeleri gereğince “uzlaşma” hükümlerine bağlı olduğu gözetilerek, aynı Yasanın 254.maddesi uyarınca mahkemece yöntemine uygun olarak uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

2-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 20.03.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın