6. Ceza Dairesi 2010/8484 E. 2013/3082 K. — Yargıtay Kararı
6. Ceza Dairesi 2010/8484 Esas 2013/3082 Karar 25.02.2013
6. Ceza Dairesi 2010/8484 E., 2013/3082 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın hırsızlık eylemini yakınana ait evin kapı camını kırmak suretiyle gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; zamanaşımı içerisinde mala zarar verme suçundan işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Sanığın aşamalardaki anlatımlarından suç saatinin tesbit edilemediği, yakınan ...'ın ise kollukta suçun 15.00 ile 23.00 saatleri arasında işlendiğini bildirdiği, suç tarihinde güneşin 16.17 ’de battığının anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK.nun 6/1-e maddesindeki gece sayılan zaman diliminde gerçekleştiğine ilişkin kanıtların karar yerinde gösterilip tartışılmadan, adı geçen yakınanın eylemin gece 21.00 sıralarında işlendiğine ilişkin hiçbir delille doğrulanmayan mahkeme ifadesine dayanılarak hırsızlık suçundan 5237 sayılı yasanın 143. maddesiyle; konut dokunulmazlığını bozma suçundan ise 116/1-4 maddesiyle hüküm kurulması,
2-Sanığın konuttan hırsızlık eylemini birden fazla kişi tarafından birlikte işlediğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 119/1-c maddesinin uygulanmaması, 3-Kabule göre, incelenen sabıka kaydından, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunduğu anlaşılan sanığın suç tarihi itibariyle 15-18 yaş gurubunda olduğu gözetilerek konut dokunulmazlığın bozmak suçundan hükmolunan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin düşülmemesi,
4-Sanığın adli sicil kaydında yer alan hükümlülüğün silinme koşulları araştırılarak sonucuna göre, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231/5. maddesi uyarınca yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 25.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.