6. Ceza Dairesi 2010/4624 E. 2013/7497 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2010/4624 E. 2013/7497 K. — Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2010/4624 Esas 2013/7497 Karar 09.04.2013
6. Ceza Dairesi 2010/4624 E.,  2013/7497 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I-Sanık ... hakkında başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak suçundan kurulan hükmün incelenmesinde

Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

2-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;

1-Yakınıcıya ait ... plakalı 1997 model Renault marka aracın park edildiği yerden 01.10.2005 saat 19:00 ile 02.10.2005 saat 03.00 arasındaki zaman diliminde çalındığı, sanıklardan ...'ın bütün aşamalarda üzerine atılı suçu işlemediğini belirttiği, aracın çalındığı gün 02.10.20005 saat 03.15 sıralarında Mersin ilinden çalıntı otolarla ilgili olarak güvenlik güçlerince Serbest Bölge gişeler önünde durumundan şüphelenilen ... plakalı ... marka aracın durdurulduğu, araç içerisinde sanıklar ... ile ...'ın bulunduğu, araçta ele geçen ... adına düzenlenen sürücü belgesindeki fotoğrafın sanıklardan ...'a ait olduğunun sanık ... tarafından iddia edilmesine karşın bu hususun soruşturma ve kovuşturma aşamasında açıklığa kavuşturulmadığı yine aynı araç içerisinden yakınıcıya ait çalıntı aracın kilit göbeğinin ele geçtiği, sanıklarca kilit göbeğinin ve bununla birlikte ele geçen diğer malzemelerin sanıklar ... ve ...'ye ait olduğunun savunulduğu, sanık ...'a ait ... numaralı telefondan sanıklar ... (...) ile ...'nin (...) görüştürülmeleri sonucunda düzenlenen tutanakla desteklendiği üzere telefonda verilen bilgiler doğrultusunda suça konu aracın terk edildiği yerde bulunmuş olması karşısında;

Öncelikle sanıklardan ... ile diğer sanıklar arasındaki telefon görüşmelerini dinleyen görevliler tanık sıfatıyla dinlenip, telefonda geçen görüşmelerin yer aldığı 02.10.2005 tarihli tutanağın suçla ilgisi olmadığını belirten sanıklar ... ile ...'ye okunarak, tutanağa karşı beyanlarının tespit edilmesi, sanıklar ... ve ...'nin bindikleri araçta siyah poşet içerisinde ele geçen ... adına düzenlenen sürücü belgesi üzerindeki fotoğrafın iddia edildiği gibi sanık ...'a ait olup olmadığının araştırılması, ayrıca suç tarihinde ... ve ...

numaralı telefonların kim tarafından kullanıldığının tespit edildikten sonra delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, sanıklardan ... ve ...'nin savunmalarının aksini ispatlayacak suçu işlediklerine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanmadan eksik soruşturma ile karar oluşturulması,

2-Suça konu aracın ne şekilde çalındığı anlaşılamadığı gibi sanıkların aşamalarda inkara yönelmiş olmaları sebebiyle yargılama aşamasında da bu hususun açıklığa kavuşturulamamış olması, suça konu aracın kapılarının bilinmeyen bir şekilde açıldıktan sonra düz kontak yapmak suretiyle çalıştırılarak eylemin tamamlanmasından sonra kilit göbeklerinin çıkarılarak taklit anahtar yapılma ihtimalinin mevcut olması karşısında; şüpheli durumun sanıklar lehine değerlendirilerek haklarında, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesi ile uygulama yapılması gerekirken, suça konu aracın taklit anahtar ile kapılarının açıldığına ya da aracın yine taklit anahtar ile açıldığına dair delile nasıl ulaşıldığı karar yerinde denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanmadan yazılı şekilde uygulama yapılması,

3-Yakınıcının en son aracını 01.10.2005 günü saat 19:00 sıralarında gördüğünü beyan ettiği, UYAP üzerinden yapılan araştırmada olay tarihinde güneşin 18.14 sularında battığının tespit edilmiş olması karşısında; öncelikle güneşin hangi saatte battığının ilgili kurumdan sorulduktan sonra, sonucuna göre eylemin gece ya da gündüz zaman dilimlerinden hangisinde işlendiği duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptandıktan sonra sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 143.maddesi ile uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

4-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108/2 ve TCK.nın 58/7. maddeleri uyarınca, sanık ...'nin tekerrür nedeniyle koşullu salıverilme süresine eklenecek miktar, adli sicil kaydındaki tekerrüre esas teşkil eden ilamların en ağırından fazla olamayacağından öncelikle adı geçen sanığın tekerrüre esas alınan hükümlülüklerinin getirilerek incelendikten sonra hangi hükümlülüğün tekerrüre esas alındığının karar yerinde denetime olanak sağlayacak şekilde gösterilmemesi suretiyle infazda karışıklığa yol açılması,

5-Sanık ...'ın suç tarihinde henüz kesinleşmiş bir ilamının olmadığı gözetilmeden, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58.maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,

6-Sanıkların TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,

Bozmayı gerektirmiş,sanıklar ... ve ... savunmanı ile sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan açıklanan nedenlerle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 09.04.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın