6. Ceza Dairesi 2010/27243 E. 2011/5566 K. — Yargıtay Kararı
6. Ceza Dairesi 2010/27243 Esas 2011/5566 Karar 20.04.2011
6. Ceza Dairesi 2010/27243 E., 2011/5566 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, yağmaya kalkışma,kasten yaralama, tehdit, hürriyeti tahdit, emniyet teşkilatını alenen aşağılamak, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek, örgüte üye olmak, örgüte yardım yataklık yapmak, 6136 Sayılı Yasaya aykırılık HÜKÜMLER : Kısmen beraat, kısmen mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; sanık ...'a gönderilen duruşma gününü davetiyeye, "muhatabın nakil almadan adresten ayrıldığı" şerhi düşülerek Dairemize iade döndüğü; savunmanları Av. ... ve Av....'in ise duruşma gününden usulen haberdar edildikleri halde geçerli mazeretleri bulunmadan duruşmaya gelmedikleri ve bir mazeret de bildirmedikleri anlaşılmakla adı geçen sanık yönünden duruşmasız, diğer sanıklar yönünden duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklar ... ve ... savunmanlarının yasal süresinde ileri sürmedikleri ve hükmedilen cezaların sürelerine göre de duruşmalı incelenmesi olanaklı bulunmadığı için; sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... savunmanlarının hükmedilen cezaların sürelerine göre duruşmalı incelenmesi olanaklı bulunmadığı için duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve 421.maddeleri gereğince REDDİNE,
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21.11.2006 gün ve 2006/1038 esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 220/2. maddesine aykırılık suçundan açılan kamu davası için zamanaşımı içinde yerinde karar alınması olanaklı kabul edilmiştir.
A- Sanık ... hakkında verilen “kamu davasının ayrılmasına (dosyanın ayrılmasına)” ilişkin kararın davayı esastan sonuçlandıran hüküm niteliğinde olmadığı ve bu nedenle de temyizi olanaklı bulunmadığından Cumhuriyet Savcısının adı geçen sanığa yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
B- Mağdur ... ...'ya yönelik yağma suçu için sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet; mağdur ...'e yönelik ve 29.10.2003 tarihinde işlenen hürriyeti tahdit suçu için sanıklar ...,...,..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet; mağdur ...'e yönelik hürriyeti tahdit suçu için sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet; mağdur ...'e yönelik hürriyeti tahdit suçu için sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet; mağdur ...'e yönelik yağma suçu için sanıklar ..., ... ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet; mağdur ...'ya yönelik yağmaya kalkışma suçu için sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet; katılan ...'a yönelik yağmaya kalkışma suçu için sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet; mağdur ...'e yönelik yağmaya kalkışma suçu için sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet; mağdur ...'a yönelik tehdit suçu için sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet; mağdur ...'a yönelik tehdit suçu için sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet; mağdur ...'e yönelik yağmaya kalkışma suçu için sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet; sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri; mağdur ...'a yönelik işlendiği iddia edilen tehdit suçu için sanık ... ... hakkında kurulan beraat; mağdur ...'ye yönelik işlendiği iddia edilen yağma suçları için sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan baraat; mağdur ...'a yönelik işlendiği iddia edilen yağma suçu için sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat; mağdur ...'a yönelik işlendiği iddia edilen yağmaya kalkışmak suçu için sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat; mağdur ...'ya yönelik işlendiği iddia edilen yağma suçu için sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat; mağdur ...'a yönelik işlendiği iddia edilen tehdit suçu için sanık ... hakkında kurulan beraat; sanıklar ..., ..., ... ... ve ... hakkında işlendiği iddia edilen devletin emniyet teşkilatını alenen aşağılama suçundan kurulan beraat hükümleri; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 220. maddesinde tanımlanan suç yönünden kurulan mahkumiyet hükümleri; sanıklar ..., ..., ... ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 220. maddesinde tanımlanan suç yönünden kurulan beraat hükümleri için yapılan incelemede: Mağdur ...'e yönelik 29.10.2003 tarihinde işlenen hürriyeti tahdit suçunun gerçekleştirilmesi sırasında, üzerinde bulunan paranın sanıklar ..., ..., ... ve ... tarafından zorla alındığının iddia edilmesi karşısında; adı geçen sanıklar hakkında ve 5237 sayılı TCK'nın 220/5. maddesi yollamasıyla sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında yağma suçundan; mağdur ...'e yönelik yağma suçunun işlenmesi sırasında mağduru götürdükleri işyerinde alıkoyarak dolaşım özgürlüğünü kısıtlayan sanıklar ... ile ... hakkında ve 5237 sayılı TCK'nın 220/5. maddesi yollamasıyla ..., ..., ..., ... hakkında hürriyeti tahdit suçundan zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 220. maddesinde tanımlanan suç yönünden 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmıştır. Belirtilen suç için sanık hakkında hükmedilen cezanın ertelenmesine karar verildiği halde, 5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesi gereğince denetim süresine hükmedilmemiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11.05.2010 gün ve 2010/4-87 esas, 2010/112 sayılı kararı ışığında sanığın mahkumiyeti halinde, mahkumiyetin yanı sıra güvenlik tedbirinin uygulanması gereken hallerde buna da hükmolunması esasen zorunludur.Ancak yukarıda açıklandığı üzere, mahkumiyetin yasal sonucu olması, kazanılmış hakka konu olmaması ve bu konuda infaz aşamasında yerinde karar alınmasının mümkün bulunması karşısında, bu husus yalnız başına bozma nedeni olarak kabul edilmemiştir.
Mağdur ...'e yönelik ve 29.10.2003 tarihinde işlenen hürriyeti tahdit suçunun sanıklar tarafından cebir kullanılarak işlendiği anlaşılıp kabul edildiğine göre, 5237 sayılı TCK'nın 109.maddesinin 2-3-b. fıkra ve bendleri yerine, aynı Yasa maddesinin 1-3-b. fıkra ve bendleri ile uygulama yapılması; mağdur ...'e yönelik hürriyeti tahdit suçunda, sanık ...'un, ... isimli kişiden alacağının ödenmesi konusunda sözlü güvence alınca alıkoydukları mağduru serbest bıraktıkları anlaşılıp kabul edildiğine göre, uygulama koşulları bulunmayan 5237 sayılı TCK'nın 110/1. maddesi gereğince cezalardan indirim yapılması, karşı temyiz olmadığından; mağdur ...'e yönelik yağma suçunun iş yerinde ve geceleyin işlendiği anlaşılıp kabul edildiği halde, sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 149/1. maddesinin (c),(f) ve (g) bendlerinin yanı sıra (d) ve (h) bendlerinin de uygulanması gerektiğinin ve katılan ... ... ...'a yönelik yağmaya kalkışma suçunun işyerinde işlendiği anlaşılıp kabul edildiği halde, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 149/1. maddesinin (a),(c),(f) ve (g) bendlerinin yanı sıra (d) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, temel cezalar uygulanırken alt sınırdan uzaklaşıldığı için sonuca etkili bulunmadığından; bozma nedeni yapılmamıştır.
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanıklar ... ... ... ve ... için mağdurlar ... ... ve ...'e yönelik yağma suçları yönünden duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunmalar doğrultusunda yapılan değerlendirmede:
Haklarında mahkumiyet hükmü kurulan sanıklara yükletilen dava konusu eylemlerin yasalarda öngörülen suç tiplerine uygun olarak nitelendirildiği,
İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre belirtilen suçların sanıklar tarafından işlendiği,
Soruşturma aşamalarında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği,
Yasal ve takdiri arttırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
Duruşma sonunda oluşan vicdani kanı ve uygulama maddeleri uyarınca eleştiriler dışında cezaların doğru olarak belirlendiği,
Haklarında beraat kararları verilen sanıklara ilişkin olarak da dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararların dayandığı gerekçelere ve takdire göre, karşı temyiz itirazlarının yerinde olmadığı,
Anlaşıldığından, Cumhuriyet Savcısının ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... savunmanları ile adı geçen bir kısım sanıkların ve sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın temyiz itirazları ve sanık ... savunmanları Av...., Av...., Av.... Ağsu, Av....'ün; sanık ... ... savunmanı Av....'ın; sanık ... savunmanları Av.... ..., Av....'nın ve sanık ... savunmanları Av...., Av...., Av....'un duruşmada ileri sürdükleri yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile sanıklar ... ve ... savunmanlarının tahliye istemlerinin reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan ve sanıklar ... ... ... ve ... için mağdurlar ... ... ve ...'e yönelik yağma suçları yönünden duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün, tebliğnameye kısmen aykırı olarak ONANMASINA,
C- a) 11.08.2003 ve 30.09.2003 günlerinde işlenen mağdur ...'a yönelik kasten yaralama suçunda sanıklar ... ve ...; mağdur ...'ya yönelik kasten yaralama suçunda sanıklar ... ve ...; mağdur ...'ya yönelik kasten yaralama suçunda sanıklar ... ve ...'in eylemlerine uyan 765 sayılı TCK’nın 456/4, 457/1, 102/4, 104/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 86/2, 86/3-e, 66/1-e, 66/2, 67/4.maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2.maddelelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık sürenin dolmuş bulunması,
b) Sanıklar ... ve ... tarafından 2004 yılının Mayıs ve Haziran aylarında işlenen mağdur ...'a yönelik tehdit suçunun, zamanaşımı bakımından daha lehe olan 765 sayılı TCK’nın 188/3.maddesine uyduğu ve yüklenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, adı geçen sanıkların sorgularının yapıldığı 17.03.2006 tarihi ile inceleme tarihi arasında aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık sürenin zamanaşımını kesen bir neden olmaksızın geçmiş bulunması,
c) Sanıklar ... ve ...'nun suç örgütüyle bağlantılarının bulunduğu son suç tarihinin 22.05.1999 olduğu ve bu tarihten sonra örgütle bağlantılarının olduğuna ilişkin dosyada kanıt bulunmadığı gözetilerek, mevcut suç tarihine göre sanıkların eylemlerine uyan 765 sayılı TCK’nın 313/2, 102/4, 104/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 220/2, 220/3, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2.maddelelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık sürenin dolmuş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısının, sanıklar ..., ... savunmanları ile sanık ... ve savunmanının ve sanık ...'nun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, adı geçen sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
D- Mağdur ... ...'ya yönelik yağma suçu için sanıklar ..., ... ve ... hakkında; mağdur ...'a yönelik suç için sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında; mağdur ...'e yönelik ve 29.10.2003 tarihinde işlenen hürriyeti tahdit suçu için sanıklar ..., ... ve ... hakkında; mağdur ...'e yönelik hürriyeti tahdit suçu için sanıklar ..., ... ve ... hakkında; mağdur ...'e yönelik hürriyeti tahdit suçu için sanıklar ..., ... ve ... hakkında; mağdur ...'e yönelik yağma suçu için sanıklar ..., ... ve ... hakkında; mağdur ...'ya yönelik suç için sanıklar ..., ... ve ... hakkında; katılan ...'a yönelik yağmaya kalkışma suçu için sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında; mağdur ... ...'a yönelik yağma suçu için sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında; mağdur ...'e yönelik yağmaya kalkışma suçu için sanıklar ... ve ... hakkında; mağdur ...'a yönelik tehdit suçu için sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında; mağdur ...'a yönelik tehdit suçu için sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında; mağdur ...'e yönelik yağmaya kalkışma suçu için sanıklar ..., ... ve ... hakkında; mağdurlar ..., ... ve ...'ya yönelik kasten yaralama suçu için sanıklar ..., ... ve ... hakkında; mağdur ...'a yönelik tehdit suçu için sanık ... hakkında; sanıklar ... ve ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 220. maddesinde tanımlanan suç yönünden kurulan hükümler için yapılan incelemede:
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanıklar ..., ... ve ... için mağdurlar ... ... ve ...'e yönelik yağma suçları yönünden duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunmalar doğrultusunda yapılan değerlendirmede:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların haklarında mahkumiyet kararı kurulan sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık ...'in, “14.09.2005 günü evinde yapılan aramada ele geçirilen toplam 9 adet ruhsatsız tabanca mermisinin daha önceden yakalatmış olduğu ve emniyete teslim ettiği tabancaya ait olduğunu” söylemiş olması karşısında; 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunun mütemadi suçlardan olduğu ve hukuki kesintiyi oluşturan iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar gerçekleştirilen eylemlerin tek suç, bu tarihten sonra gerçekleştirilen eylemlerin ise ayrı suç oluşturacağı gözetilerek, mükerrer cezalandırılmanın önlenmesi bakımından sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan başka dava açılıp açılmadığı ve açılmış ise iddianame tarihi saptanıp gerekirse davalar birleştirilerek sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulması ve kabule göre de, toplam 9 adet vahim nitelikte olmayan ruhsatsız tabanca mermisi bulundurmanın 6136 sayılı Yasanın 13.maddenin 4. fıkrasına uyduğu düşünülmeden, aynı Yasa maddesinin 1.fıkrası ile uygulama yapılması,
2- Sanık ...'in evinde 1 adet vahim nitelikte olmayan ruhsatsız tabanca mermisi bulundurması suçunun, 6136 sayılı Yasanın 13.maddenin 4. fıkrasına uyduğu düşünülmeden, aynı Yasa maddesinin 1.fıkrası ile uygulama yapılması,
3- Sanık ...'nin, borsada birlikte iş yaptıkları ve işlerini vekaleten takip eden mağdur ...'ı, borsada kaybettiği paradan sorumlu tutarak kendisine 220.000 Dolar borçlu olduğunu söyleyip bu paranın tahsili için ileri sürülen borçla hukuken ilgileri olmayan sanıklar ...,... ve ...'i azmettirmek suretiyle, kendisinin de katıldığı ortamda tehdit ettirdiği ve adı geçen tüm sanıkların mağdur ...'a yönelik eylemlerinin kül halinde yağmaya kalkışma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek beraat hükmü kurulması,
4- Dosya içerisinde bulunan bir kısım sanıklara ait telefon dinleme kayıtları ve mağdur ... ...'ın mahkemedeki dolaylı anlatımına göre; öldüğü için hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilen sanık ...'e olan borcunu ödeyemeyen mağdur hakkında adı geçen sanığın mahkemede alacak davaları açtığı, bu davaların aleyhine sonuçlandığı; alacağının daha kısa yoldan tahsilini sağlamak için meseleyi sanık ...'a havale ettiği, sanık ... ile sanık ...'ın aralarında gerçek olmayan borç ilişkisi tesis ettikleri ve bu doğrultuda mağdurdan gerçekte alacağı olmayan sanık ...'ın önderliğinde sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanarak ölümle tehdit etmek suretiyle menfaat temin etmeye çalıştıkları ve bu bağlamda yağmaya kalkışma suçu sübut bulduğu halde, anılan suçtan sanıkların mahkumiyetine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, mağdurun dosya içerisindeki teknik kanıtlara ters düşen mahkemedeki dolaylı anlatımı esas alınarak beraat hükmü kurulması,
5- Oluşa, dosya içeriğine ve 23.08.2004 tarihli telefon dinleme kaydına göre; sanık ...'in ve olay sırasında yanında bulunan ... isimli arkadaşının, sanık ...'in oturduğu binaya ait otoparkın ve yeşil alanın kullanılması konusunda apartman yöneticisi olan mağdur ... ile tartıştıkları ve tartışma sırasında örgütsel faaliyetle ilgili olmayan bir konuda, ailesine ve kendisine zarar vereceklerini söyleyerek tehdit ettiklerinin anlaşılması karşısında; yüklenen suçun sübut bulduğu ve mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek beraat hükmü kurulması,
6- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13.12.2005 tarih ve 2005/881 sayılı iddianamesinin 32 ve 33. sayfalarında ve mahkemenin gerekçeli kararının 241.sayfasında sanık ...'ın, Konya Kaçakçılık ve Organize Suçlar Müdürlüğü'nce yürütülen “... Operasyonu” çalışması nedeniyle yakalandığı ve Adana 7.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/93 esas sayılı dosyasında yargılandığının belirtilmiş olması nedeniyle; anılan dava ile ilgili olarak UYAP ortamından sağlanan Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27.05.2005 tarih ve 2005/151 esas sayılı iddianamesinde sanıklar ..., ... ve ... hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek” suçlamasıyla dava açıldığı anlaşılmıştır. Adı geçen sanıklar hakkında mükerrer cezalandırılmanın önlenmesi için anılan dosyada adı geçen sanıklar hakkında bu suçtan verilmiş bir kararın olup olmadığının araştırılması, denetim olanağının sağlanması için bu davaya ilişkin onaylı iddianamenin ve varsa gerekçeli kararın bir örneğinin getirtilerek dosya içerisine konulması ve sonucuna göre, belirtilen suçun mütemadi suçlardan olduğu da gözetilerek sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, yüklenen suçtan eksik inceleme ile yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulması,
7- Dosyada yer alan telefon dinleme kayıtları, mağdurların anlatımları ve toplanan kanıtlara göre, sanık ... ...'nin mağdur ...'a ve sanık ...'un mağdur ... ...'a yönelik olarak işlenen suçlarda, silahlı örgüte üye olmamakla birlikte etkin rol alarak örgüt adına suç işledikleri gözetilip, 5237 sayılı TCK'nın 220.maddesinin 6. fıkrası yollamasıyla aynı maddenin 2 ve 3. fıkraları uyarınca hükümlülüklerine karar verilmesi gerekirken, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde beraat hükmü kurulması,
8- Mağdur ... ...'ya yönelik eylem için sanıklar ..., ... ve ... hakkında yağma suçundan; mağdur ...'e yönelik 29.10.2003 tarihinde işlenen eylem için sanıklar ..., ... ve ... hakkında hürriyeti tahdit suçundan; mağdur ...'e yönelik eylem için sanıklar ..., ... ve ... hakkında hürriyeti tahdit suçundan; mağdur ...'e yönelik eylem için sanıklar ..., ... ve ... hakkında hürriyeti tahdit suçundan ; mağdur ...'e yönelik eylem için sanıklar ..., ... ve ... hakkında yağma suçundan; mağdur ...'ya yönelik eylem için sanıklar ..., ... ve ... hakkında yağmaya kalkışma suçundan; katılan ...'a yönelik eylem için sanıklar ...,..., ... ve ... hakkında yağmaya kalkışma suçundan; mağdur ...'e yönelik eylem için sanıklar ... ve ... hakkında yağmaya kalkışma suçundan; mağdur ...'a yönelik eylem için sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında tehdit suçundan; mağdur ...'a yönelik eylem için sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında tehdit suçundan; mağdur ...'e yönelik eylem için sanıklar ..., ... ve ... hakkında yağmaya kalkışma suçundan, mağdurlar ..., ... ve ...'ya yönelik eylemler için sanıklar ..., ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı CMK’nın 170/3 ve 225/1. maddelerinde öngörülen yönteme ve biçime uygun olarak uygulanması istenen yasa maddelerini de gösterecek biçimde açılmış bir dava bulunmadığı halde, adı geçen sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 220/5. maddesi yollamasıyla yazılı şekilde uygulamalar yapılması,
9- Sanıklar ... ve ...'a ait olup soruşturma aşamasında 5271 sayılı CMK'nın 250/1-b.maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 128. maddesi gereğince mahkeme tarafından el konulan ve hükümle birlikte 5237 sayılı TCK'nın 54 ve 55. maddeleri uyarınca müsaderesine hükmedilen çeşitli şirketlere ait müşteri hesabındaki hisselerin, adı geçen sanıklar adına edinilme tarihleri araştırılıp, edinilme tarihleri örgütün oluşturulduğu ve faaliyet gösterdiği 22.05.1999 ila 13.09.2005 tarihleri arasında ya da el koyma kararının verildiği 28.09.2005 gününe kadar ise müsadere edilebileceği ve örgüt faliyeti çerçevesinde işlenen suçlar sonucu elde edilen menfaat miktarı kadarının kazanç müsaderesine konu olabileceği düşünülmeden ve bu konuda gerekli inceleme yapılmadan, eksik soruşturma ile yazılı şekilde tüm hisselerin müsaderesine hükmedilmesi,
10- 5237 sayılı TCK'nın 220/7.maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 220/2, 220/3, 62/1.maddeleri uyarınca yapılan uygulamada cezalarının ertelenmesine karar verilen sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11.05.2010 gün ve 2010/4-87 esas, 2010/112 sayılı kararı ışığında aleyhe bozma yasağına konu olmadığından, anılan Yasanın 51/3. maddesi gereğince denetim süresine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
11- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 gün ve 2008/250-2009/13 sayılı kararı ışığında, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 220/7. maddesi yollamasıyla 220/3. maddesi gereğince kurulan mahkumiyet hükmü yönünden, suçların niteliği, cezaların tür ve sürelerine göre, hükümden önce yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. maddesi gereğince, sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... savunmanları ile bir kısım sanıkların ve sanık ...'ın temyiz dilekçelerinde ve sanık ... savunmanları Av...., Av...., Av.... Ağsu, Av....'ün; sanık ... savunmanı Av....'ın; sanık ... savunmanları Av.... ..., Av....'nın ve sanık ... savunmanları Av...., Av...., Av....'un duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanıklar ..., ... ve ... için mağdurlar ... ve ...'e yönelik yağma suçları yönünden duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA ilişkin oybirliğiyle alınan karar 20.04.2011 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'ın katıldığı oturumda, sanık ... savunmanı Av.... ve sanık ... savunmanı Av.... ...'ın yüzlerine karşı, diğerlerinin yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.