6. Ceza Dairesi 2010/24186 E. 2012/5506 K. — Yargıtay Kararı
6. Ceza Dairesi 2010/24186 Esas 2012/5506 Karar 20.03.2012
6. Ceza Dairesi 2010/24186 E., 2012/5506 K.
Hırsızlık suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1, 61/1, 522/1. maddeleri gereğince 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4/1. maddesi uyarınca günlüğü 7.269.000 Türk Lirası üzerinden çevrilerek 872.280.000 Türk Lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair, ŞARKÖY Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2003 tarihli ve 2003/5 esas, 2003/76 sayılı kararının infazı sırasında, 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10 ve 13. maddeleri gereğince değerlendirme yapılması talebi üzerine, 25/06/2003 tarihli kararın hüküm fıkrasının 5. maddesi dışındaki maddelerin aynen geçerli kalmasına, anılan hükmün 5. maddesinin iptali ile, sanığın hapis cezasının 647 sayılı Kanun'un 4. ve 5335 sayılı Kanun'un 22. maddeleri uyarınca günlüğü 6,00 yeni Türk Lirası üzerinden çevrilerek 720,00 yeni Türk Lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, aynı Mahkemenin 09/06/2005 tarihli ve 2003/5 esas, 2003/76 sayılı ek kararını takiben, 01 Haziran 2005 tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlüğe girmesi nedeniyle yapılan uyarlama sonunda, 5237 sayılı Kanun'un sanık aleyhine olduğundan 25/06/2003 tarihli kararın aynen geçerli kalmasına ve infazının devamına dair anılan Mahkemenin 02/05/2006 tarihli ve 2003/5 esas, 2003/76 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 14.07.2010 gün ve 2010/8658/46749 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.08.2010 gün ve KYB/2010/180429 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 06.10.2010 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
( 1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesinde,
2- Mahkemece 09/06/2005 tarihli ek karar ile 5335 sayılı Kanun uyarınca yapılan değerlendirme sonucunda sanığın 720,00 yeni Türk Lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği gözetilmeksizin, 5237 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi nedeniyle yapılan uyarlama sonunda, 25/06/2003 tarihli ilk kararın aynen geçerli kalmasına ve infazının devamına karar verilerek çelişki meydana getirilmesinde, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir.
TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile hırsızlık suçundan hükümlü ... hakkında ŞARKÖY Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 02.05.2006 tarih ve 2003/5 esas 2003/76 ek karar sayılı hükmün CMUK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, 20/03/2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.