6. Ceza Dairesi 2010/20428 E. 2012/15 K. — Yargıtay Kararı
6. Ceza Dairesi 2010/20428 Esas 2012/15 Karar 09.01.2012
6. Ceza Dairesi 2010/20428 E., 2012/15 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, özgürlüğü kısıtlama, dolandırıcılık, silahlı örgüt üyesi olmak HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında yakınan ... 'e yönelik yağma, hükümlü ... hakkında silahlı örgüt üyesi olma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde:
A- Sanık ... savunmanının 30.03.2010 günlü karara karşı temyiz isteğinde bulunmasından sonra, sanığın Ankara 2. Nolu F tipi Cezaevi Müdürlüğü aracılığıyla gönderdiği 06.04.2010 tarihli dilekçesi ve 04.11.2002 günlü vekaletnameye istinaden temyizden vazgeçme yetkisi bulunan sanık savunmanı ...'nın 05.04.2010 günlü dilekçeleri ile temyiz başvurusundan vazgeçtiklerinin anlaşılması karşısında; istem gibi dosyanın inceleme yapılmaksızın yerine gönderilmesi için Yargıtay C. Başsavcılığına İADESİNE,
B- Hükümlü ... hakkında kurulan Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.09.2005 gün ve 2004/56 esas ve 2005/262 karar sayılı önceki hükmün hükümlü savunmanı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2007/17221 Esas- 2008/10510 karar ve 08.05.2008 günlü kararının “C” bendine göre silahlı örgüt üyesi olma suçunun düzeltilerek onandığının anlaşılması karşısında; yeniden duruşma açılarak adı geçen hükümlü hakkında örgüt üyesi olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü hukuki değer taşımayıp yok hükmünde olduğu ve bu nedenle temyiz incelemesine konu bir hüküm bulunmadığından hükümlü savunmanının temyiz isteminin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE, II-Sanık ... hakkında yakınan ...'e yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Gerekçeli karar başlığında yazılmayan yakınan ...'ün adının yerinde mahkemesince eklenip düzeltilmesi olanaklı görülmüştür.
1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3.maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 23.2.1938 günlü 1937/23 – 1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.5.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında, somut olayla ilgili sanık ... hakkında 765 sayılı TCY’nın 503/1, 102/4 ve 104/2. maddeleriyle 5237 sayılı TCY’nın 157, 66/1-e, 66/4, 67/4.maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; 765 sayılı Yasa hükümlerinin anılan sanık yararına bulunduğunun anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan ve 765 sayılı TCY.nın 503/1. maddesindeki suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan Aralık 2000 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III- Sanık ... hakkında yakınan ...'e yönelik yağma ve özgürlüğü kısıtlama suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 29.03.2001 günlü 2001/77 esas sayılı iddianamesinde yakınan ...’e yönelik eylemler “1. olay” ve “2. olay” başlığı altında gösterildiği, “1. olay” başlığı altında gösterilen eylemde, sanık olarak diğer sanıkların yanında ...'nın belirtildiği, “2. olay” başlığı altında gösterilen eylemde ise sanık ...’nun eyleme araç temin etmek suretiyle katıldığının ifade edildiği, iddianamenin her bir sanıkla ilgili “iddialar, deliller ve sevk maddeleri” ile ilgili bölümünde de sanık ... hakkında yakınan Musa Gürbüz’ün 2. kez yağma eyleminden yani “2. olay” başlığı altında gösterilen eylemden dolayı cezalandırılması istendiği, mahkemece 25.12.2001 gün ve 2001/56 esas- 2001/186 karar sayılı hükümde sanığın adı geçen yakınana yönelik yağma eyleminden 765 sayılı TCK'nın 499/1. maddesi gereğince 15 yıl ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün sanık savunmanının açtığı temyiz davası ve ceza miktarı nedeniyle re’sen yapılan inceleme sonucunda Yagıtay 6. Ceza Dairesinin 30.10.2002 gün ve 2002/8066 esas ve 2002/12274 sayılı kararı ile bozulduğu, mahkeme tarafından 24.06.2003 tarihli oturumda bozma kararına uyulduğu, adı geçen sanık hakkında 20.09.2005 gün ve 2004/56 esas, 2005/262 sayılı karar ile yakınana yönelik eylem nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 148/1, 62. maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği, sanık ... savunmanının temyizi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 08.05.2008 gün ve 2007/17221 esas ve 2008/10510 karar sayılı ilamının “D” bendinde “hükmün gerekçe kısmında sanık ...’nun yakınan ...’e yönelik iki farklı tarihte, farklı sanıklarca gerçekleştirilen birbirinden bağımsız ve anılan iddianamede “1. olay” ile “2. olay” başlıkları altında gösterilen her iki eyleme katıldığı kanıtlarıyla anlatılıp kabul edildiği, gerekçenin ilerleyen sonuç bölümünde ise sanığın adı geçen yakınana yönelik “1. olaya” katılıp “2. olaya” katılmadığı belirtilmesine rağmen, kısa kararda hakkında dava açılmayan “1. olayla” ilgili hükümlülük kararı verilmesi suretiyle, hükümde çelişki yaratılması,” nedeniyle bozulduğu, mahkemece 26.06.2008 tarihli oturumda bozma kararına uyularak sanık hakkında, 30.03.2010 günlü 2009/102 esas -2010/42 karar sayılı hükümde ise yakınan ...'e yönelik yağma suçundan 5237 sayılı TCK.nın 149/1-a-c-d-f-g, 39/2-b maddesi yollamasıyla 39/1, 62.maddeleri gereğince 5 yıl hapis ve adı geçen yakınana yönelik özgürlüğü kısıtlama suçundan 109/2-3-a-b, 39/2-b maddesi yollamasıyla 39/1, 62.maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmedildiği, oysaki yerel mahkemenin 20.09.2005 gün 2004/56 esas - 2005/262 sayılı kararında sanık hakkında sadece yağma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 148/1,62. maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği bu hükmün sanık savunmanı tarafından temyizi üzerine bozulduğu dikkate alındığında öncelikle sanığın ceza süresi bakımından kazanılmış hakkı gözetilerek Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 08.05.2008 gün ve 2007/17221 esas ve 2008/10510 sayılı bozma kararından önceki cezadan daha fazla cezaya hükmolunması suretiyle 1412 sayılı CMUK.nun 326/son (5271 sayılı CMK.nun 307/4.) maddesine aykırı davranılması,
2-Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olduğu kabul edilen sanık ... hakkında yağma ve özgürlüğü kısıtlama suçlarından hükmolunan özgürlüğü bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCY’nın 58/9. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 09.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.