6. Ceza Dairesi 2010/15566 E. 2012/949 K. — Yargıtay Kararı
6. Ceza Dairesi 2010/15566 Esas 2012/949 Karar 25.01.2012
6. Ceza Dairesi 2010/15566 E., 2012/949 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükümlü ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde
Hükümlü ... hakkında kurulan 05.11.2004 günlü önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 Tarih ve 2007/125 – 186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ..., ... ve ...’ye ilişkin ilk hükmün, bu sanıklar savunmanları tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay C.Başsavcılığının 14.06.2005 günlü yazısıyla anılan sanıklar yönünden lehe yasaların belirlenmesi için iade edilmesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ...’ın da tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; hükümlü ... hakkında kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak REDDİNE;
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine göre, gereğinin takdiri yönünden, Mahkemesine gönderilmesi için dosyanın hükümlü hakkında incelenmeden Yargıtay Başsavcılığına İADESİNE,
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Suçun işlendiği 11.07.2003 tarihi ile inceleme tarihi arasında, uygulanması istenen 765 sayılı TCK’nun 491/4. maddesinde öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 25.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
Sitemizin çalışması için zorunlu çerezleri kullanıyoruz. Ziyaret istatistikleri için Google Analytics, reklam ölçümü için Meta Pixel çerezlerini ise yalnızca onay verirseniz kullanırız. Ayrıntılar Çerez Politikamızda.