6. Ceza Dairesi 2010/14704 E. 2013/7851 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2010/14704 E. 2013/7851 K. — Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2010/14704 Esas 2013/7851 Karar 11.04.2013
6. Ceza Dairesi 2010/14704 E.,  2013/7851 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, Mala zarar vermek
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanığın akıl hastalığı konusunda duruşmalarda herhangi bir iddianın ileri sürülmemiş olması, mahkemece sanığın duruşmalardaki tutum ve davranışları gözetlenerek bu yönde bir tespitin yapılmaması, dosya kapsamındaki sanığa ait adli sicil kaydının incelenmesinde suç tarihi olarak 1997 yılından başlayıp 2001 yılına kadar bir çok hırsızlık suçundan verilen kesinleşmiş hapis cezasının olduğu, bu ilamlarda cezai ehliyete ilişkin bir uygulamanın olmadığı, ayrıca sanık hakkında 2005 yılı içinde infaz edilen hürriyeti bağlayıcı cezalarının olduğu,

Hal böyle olunca;

Dosya kapsamı ile örtüşmeyen, temyiz aşamasında gönderilen 05.05.1999 tarihli askeri hastaneden verilen “pisikopatik, sosyopatik reaksiyon nedeniyle” askerliğe elverişli olmadığı yönündeki raporun suç tarihi itibariyle sanığın cezai ehliyeti üzerinde bir etkisi olduğundan bahsedilemeyeceği inancı ile, tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.

Sanığın adli sicil kaydına göre hırsızlık suçundan tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7.maddesi ile uygulama yapılmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre,

suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine “Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın