6. Ceza Dairesi 2009/3632 E. 2013/8979 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2009/3632 E. 2013/8979 K. — Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2009/3632 Esas 2013/8979 Karar 24.04.2013
6. Ceza Dairesi 2009/3632 E.,  2013/8979 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/02/2009 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

5252 sayılı Türk Ceza Yasası'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasa'nın 9.maddesinin üçüncü fıkrasında, lehe yasanın saptanmasında başvurulacak yöntem düzenlenmiştir. Bu hüküm uyarınca, önceki hükümde sabit kabul edilen olaya, önceki ve sonraki Ceza Yasalarının ilgili tüm hükümlerinin birbirlerine karıştırılmaksızın uygulanmasını ve her iki yasaya göre ayrı ayrı sonuçlar belirlenmesini gerektirmektedir.

Bu belirleme, herhangi bir inceleme, araştırma, kanıt tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmeyen; eylemin suç olmaktan çıkarılması, ceza sorumluluğunun kaldırılması ya da önceki hükümle belirlenen cezanın bir değerlendirme ve takdiri gerektirmemesi gibi hallerde, evrak üzerinde yapılabilecektir.

Ancak; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmiş olması, cezanın, 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi gözetilerek tayini ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesinin takdiri, seçimlik cezalardan birinin tercihinin söz konusu olması, seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerin değerlendirilmesinin gerekmesi gibi durumlarda, duruşma açılarak değerlendirme yapılmalıdır.

İnceleme konusu karara gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- 5271 sayılı CMK'nın 232/2 (b)- (c) madde ve bentlerine aykırı olarak gerekçeli karar başlığında yakınanların ve katılanın isimleri ile suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması,

2-5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın eyleminin, 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/2-4 ve 116/2 ile 151. maddelerinde düzenlenen geceleyin / gündüzleyin iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçları ile mala zarar verme suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi,

3- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin ayrı ayrı ve bir bütün halinde olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarını oluşturan eylem nedeniyle verilecek temel cezaların ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, 143. maddeye göre artırım oranının takdiri için duruşma açılarak hüküm kurulması gerekirken dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilmesi;

4- Yakınan ... 'in suç saatini bilmediği ve hükümlünün suç arkadaşı ...'ın kollukta yer gösterme sırasında alınan beyanında yakınana ait işyerine sabah 05:00 sıralarında girdiklerini söylediği, hükümlünün sorgu ve mahkemede alınan beyanlarında ise suçlamaları inkar ettiği, suç tarihinde güneşin 05:23'de doğduğunun anlaşılması karşısında, TCK.nın 6/1-e maddesi uyarınca suçun “gece” işlendiğine ilişkin kanıtlar kararda gösterilmeden, hırsızlık suçundan kurulan hükümde temel cezanın aynı Yasanın 143. maddesiyle artırılması suretiyle fazla ceza tayini,

5- 5237 sayılı TCK’nın 145/1.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK’nın 522/1. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek yakınanlar ... ve ... 'a yönelik kurulan hükümlerde cezadan indirim yapılması,

6-5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1-son, 522/1(pek fahiş) (yakınan Bedri ...'a yönelik eylem), 765 sayılı TCK'nun 493/1-son (yakınan ... Özdemir'e yönelik eylem), 765 sayılı TCK'nın 493/1, 522/1(hafif) (yakınanlar ... ve ...'a yönelik eylemler), 765 sayılı TCK'nın 493/1, 522/1(pek fahiş), 523 (yakınan ... 'e yönelik eylem) maddelerinde yer alan suçların öğelerinin farklı olduğu; hükümlünün eylemlerinin, 5237 sayılı TCK'nın 37/1 maddesi delaletiyle 142/1-b, 143. (yakınanlar ..., ..., ..., ...'e yönelik eylemler), 142/1-b (yakınan ... 'e yönelik eylem) maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, şikayeti bulunan yakınanlara karşı aynı Yasanın 151/1, 116/2-4, 119/1-c ( yakınanlar ..., ..., ..., ...'e yönelik eylemler), 151/1, 116/2, 119/1-c (yakınan ... 'e yönelik eylem) maddelerine uyan mala zarar verme ve birden fazla kişi ile birlikte işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarını da oluşturduğu, mala zarar verme suçu yönünden CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılarak cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğu,

7- Kabule göre de; kasten işlemiş olduğu suçlar nedeniyle mahkum olan hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’'un temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 24.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın