6. Ceza Dairesi 2009/28812 E. 2013/4554 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2009/28812 E. 2013/4554 K. — Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2009/28812 Esas 2013/4554 Karar 07.03.2013
6. Ceza Dairesi 2009/28812 E.,  2013/4554 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ : ...
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I- Hükümlü ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde,

Hükümlü ... hakkında kurulan Kırıkkale 2. Asliye Mahkemesinin 20.04.2004 gün ve 2002/277 esas 2004/210 karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.

Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ..., ... savunmanları ile O Yer Cumhuriyet Savcısının hükümlü ... dışındaki sanıklar yönünden temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, 5320 sayılı Kanunun 8/2. maddesinin verdiği yetki çerçevesinde iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ...’in tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.

Bu nedenlerle; ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE;

5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın anılan hükümlü yönünden incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,

II- Sanıklar ..., ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesine gelince,

Adli sicil kaydına göre, kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında, 5395 sayılı Yasanın 23. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede,

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- Sanık ...’ın hazırlık soruşturması sırasında yakalandığında, çalınan eşyalardan çamaşır makinesi dışındakilerin evinde olduğunu söyleyerek kısmi iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında; yakınana kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre, 5237 sayılı TCK’nun 168. maddesiyle uygulama yapılıp yapılmayacağının lehe yasa değerlendirilmesinde dikkate alınmaması,

2- Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemesi,

3- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından dosya içeriğine göre sanık ... için eylemine uyan, 765 sayılı TCK’un 493/1-son, 59, 81/2-3; sanık ... için 493/1-son, 522 (hafif), 55/3,59. maddeleriyle, 5237 sayılı TCY’nın sanık ... için 142/1-b, 143, 168/1 (kısmi iadeye onay verilmesi halinde), 62, 53; 116/1-4, 119/1-c, 62, 53; 151/1, 62, 53; sanık ... için 142/1-b, 143, 31/3, 168/1 (kısmi iadeye onay verilmesi halinde), 62; 116/1-4, 119/1-c, 31/3, 62. maddeleri uyarınca, sanık ... yönünden mala zarar verme suçu için suç tarihi itibariyle uzlaşma hükümleri de değerlendirilerek uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar

karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... savunmanlarının itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 07.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın