6. Ceza Dairesi 2009/18678 E. 2012/1729 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2009/18678 E. 2012/1729 K. — Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2009/18678 Esas 2012/1729 Karar 09.02.2012
6. Ceza Dairesi 2009/18678 E.,  2012/1729 K.

Nitelikli hırsızlık suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 35/2, 143. maddeleri uyarınca 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53/2. Maddesi gereğince aynı Kanun'un 53/1. maddesindeki haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/12/1994 tarihli ve 1993/678 esas, 1994/1228 sayılı ilamı tekerrüre esas teşkil ettiğinden sanık hakkında anılan Kanun'un 58/6. maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/11/2006 tarihli ve 2005/402 esas, 2006/997 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 29.07.2009 gün ve 41944 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 27.08.2009 gün ve KYB./2009/190556 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 08.09.2009 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:

Anılan Yazıda;

( Tüm dosya kapsamına göre;

1- 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesinin 2. fikrasında “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” 3. fikrasında ise “Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır.” şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karşısında, sanık hakkında mahkumiyet hükmü sebebiyle ve tekerrüre esas olduğu gerekçesiyle, suç tarihinde yürürlükte olmayan ve sanık aleyhine hüküm doğuracak surette, hakkında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde,

2- Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin 1. fikrasının a, b, d ve e bentlerinde belirtilen haklarından mahkum olduğu hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendindeki haklarından ise, aynı maddenin 3. fikrası uyarınca koşullu salıverilmelerine kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de;

TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A

Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre;

Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2006 tarih ve 2005/402 esas, 2006/997 karar sayılı hükmünün sanık ...’ın yokluğunda verilen hükmün tebliğ edildiği halde, temyiz yasa yoluna başvurulmadığı, ancak kısa kararın son bölümünde hükme karşı başvurulacak kanun yolları açıklanırken “7 gün içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere” dendiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin açık ve buyurucu şekilde belirtildiği, ancak Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin anılan kararında hükme karşı başvurulacak kanun yolları, süresi mercii ve şekli ve yöntemi açıkça belirtilmediği gibi, sürenin tefhimden mi yoksa tebliğ tarihinden itibaren mi başlayacağı hususunda duraksama ve kuşku yaratıldığı, kanun yollarına başvuru süresinin ne şekilde başlayacağının yöntemine uygun ve kuşku oluşturmayacak şekilde açıklanmadığı, sanığın iradesinin yanıltıldığı, ayrıca sanığa gerekçeli kararın bu açıklamaları içerir biçimde yeniden tebliğ de edilmediği görüldüğünden açıklanan nedenlerle kararın kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında;

1-) Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2006 tarih ve 2005/402 esas, 2006/697 karar sayılı hükmü kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE,

2-) Sanığa anılan kararın, yasa yollarına başvuru süresini, merciini, yöntem ve şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak usulüne uygun olarak tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına İADESİNE, 09.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın