6. Ceza Dairesi 2009/16357 E. 2012/20633 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2009/16357 E. 2012/20633 K. — Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2009/16357 Esas 2012/20633 Karar 08.11.2012
6. Ceza Dairesi 2009/16357 E.,  2012/20633 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağmaya teşebbüs, yaralamaya teşebbüs
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK. 142/1-b, 35, 53.md. 6 ay hp.
765 sayılı TCK. 456/4, 62, 457/1, 81/1.md. 1 ay 28 gün hp.

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Adli sicil kaydına göre, silinme şartları oluşmamış kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:

I. Sanık hakkında yakınan ...'e yönelik hırsızlığa kalkışma eylemine ilişkin kurulan hükmün incelenmesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II. Sanık hakkında yakınan ...'a yönelik yaralamaya kalkışma eylemine ilişkin kurulan hükmün incelenmesinde;

Oluş ve dosya kapsamına göre, sanığın eyleminin suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 495/2. maddesi delaletiyle aynı Yasa'nın 497/1. maddesi kapsamında kalan dolaylı yağma suçunu oluşturduğu, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'da ise dolaylı yağma suçuna yer verilmediğinden, eylemin anılan Yasa'nın 142/1-b, 35/2. maddelerinde düzenlenen hırsızlığa kalkışma ve 86/2, 86/3.e, 35/2. maddelerinde düzenlenen yaralamaya kalkışma suçlarına oluşturduğu, 765 sayılı TCK'daki dolaylı yağma suçu ile bu suçun karşılığı olan 5237 sayılı TCK'nın hırsızlığa kalkışma ve kasten yaralama suçları olup, buna göre uygulama yapılmasıyla yetinilmesi gerekirken, karma uygulamaya yer verilerek yazılı hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 325. maddesi uyarınca bozmadan yararlandırılmasına, 08/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın