6. Ceza Dairesi 2009/14366 E. 2012/20808 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2009/14366 E. 2012/20808 K. — Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2009/14366 Esas 2012/20808 Karar 12.11.2012
6. Ceza Dairesi 2009/14366 E.,  2012/20808 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I-Hükümlü ... hakkında yapılan temyiz incelemesinde;

Hükümlü ... hakkında kurulan Karataş Asliye Ceza Mahkemesinin 24/03/2005 gün ve 2002/22 Esas, 2005/97 Karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/09/2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.

Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ... ve ...'ye ilişkin ilk hükmün, sanıklar savunmanı tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, 5320 sayılı Kanunun 8/2. maddesinin verdiği yetki çerçevesinde iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ...'ın tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.

Bu nedenlerle; ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nın 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE; 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,

II-Sanık ... hakkında yakınan ... ... ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;

Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCK.nın 492/1. maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 30.01.2002 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

III-Sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ... ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanıkların olay tarihinde saat 22:00 sıralarında hükümlü ... ile sanık ...'ün sanık ...'nin evine gittikleri, sanık ...'ye hırsızlık yapacaklarını söyleyerek çaldıkları ev eşyasını alıp alamayacağını sordukları, sanık ...'nin alabileceğini söylemesi üzerine sanık ...'nin sanık ... ve hükümlü ...'ı aracı ile orman yolu üzerinde bulunan Karoltur önüne bıraktığı ve sanık ... ve hükümlü ...'ın sahilde bulunan yakınan ... ...'in evinin balkonuna, alt kat balkonundan hükümlü ...'ın sanık ...'ün omzuna basmak suretiyle çıktığı, hükümlü ...'ün sanık ...'ı balkona çektiği, pencere panjurunu zorlayarak yukarı kaldırıp, pencere camını kırarak eve girdikleri, çeşitli ev eşyası aldıkları ve sahile bıraktıkları, daha sonra aldıkları eşyanın bir kısmını sanık ...'nin evine götürdükleri ve sanık ...'ye başka eşya da bulunduğunu söylemeleri üzerine sanık ...'nin de "siz gidin ben sizi orman plajından alırım" dediği, hükümlü ... ile sanık ...'ün sahilde eşyayı bıraktıkları yere giderek buradan eşyayı alıp orman plajına getirdikleri ve sanık ...'nin de orman plajına gelerek yakınana ait eşyayı aracına yüklediği ve evine götürdüğü biçiminde gelişen olayda;

1-)Hırsızlık suçunun işlenmesinden önce çalıntı eşyayı taşıyacağını vaat etmek ve suçun işlenmesinden sonra da çalıntı eşyayı taşımak suretiyle suçun işlenmesine yardım eden sanık ... hakkında 765 sayılı TCK'nın 65/3. maddesi yerine, 765 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi ile uygulama yapılması,

2-)Hırsızlık suçunun yakınanın konutunun içerisinde işlendiğinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden, lehe yasa kararlaştırmasının aynı Yasanın 141/1. maddesi ile yapılması,

3-)5237 sayılı TCK'nın 116/1-4, 151/1.maddelerinde düzenlenen konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarının suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilmeyip, uzlaşma girişiminde bulunulmadan yazılı biçimde lehe yasa karşılaştırması yapılarak hüküm kurulması,

4-) Sanık ...'ün soruşturma sırasında suçu diğer sanık ... ile birlikte işlediklerini ve yakınanın evinden aldıkları eşyanın diğer sanık ...'nin evinde olduğunu söylediği; sanık ...'nin de yakınana ait olan bir kısım ev eşyasının bulunduğu depoyu göstererek bu eşyaların yakınana iadesini sağladığının anlaşılması karşısında, kısmi iadenin gerçekleştiği gözetilerek, yakınana kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 168. maddesiyle uygulama yapılıp yapılmayacağının lehe yasa karşılaştırması sırasında karar yerinde tartışmasız bırakılması,

5-) Sanıkların eylemlerine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1, (sanık ... için 65/3) 522/1. (normal değer) maddelerine göre, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, (sanık ... için 39/1), [168/1-4 (rıza gösterilmesi halinde)], 53, 116/1-4, ( sanık ... için 39/1), 53, 151/1, (sanık ... için 39/1), 53. maddelerinde öngörülen cezaların türleri, alt ve üst sınırları (işyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları bakımından 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen ''uzlaşma'' hükümleri) değerlendirilip, sonucuna göre lehe yasanın saptanması gerektiğinin düşünülmemesi,

6-) 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine göre iştirak halinde suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine müteselsilen tahsile karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 12.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın