6. Ceza Dairesi 2008/6822 E. 2012/5610 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2008/6822 E. 2012/5610 K. — Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2008/6822 Esas 2012/5610 Karar 19.03.2012
6. Ceza Dairesi 2008/6822 E.,  2012/5610 K.

Hırsızlığa teşebbüs suçundan şüpheli ...’den elde edilen ve muhafaza altına alınan eşyaya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 127/1. maddesi uyarınca el konulması talebinin, suç şüphesi altında bulunan bir çocukla ilgili olarak yapılan soruşturma aşamasında, çocuktan el konulan eşya, yakalama, arama, vücudunun muayenesi, örnek alma, sorgulama ve tutuklama gibi delil koruma tedbirlerine karar verme yetkisinin Sulh Ceza Hakimine ait olduğu gerekçesiyle reddine dair Kadıköy Çocuk Mahkemesinin 06/03/2006 tarihli ve 2006/57 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin KADIKÖY 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 14/03/2006 tarihli ve 2005/370 müteferrik sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 04/05/2006 gün ve 19264 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/06/2006 gün ve 103781 sayılı ihbar yazısı ile Dairemizin 04.06.2007 gün ve 2006/12756 Esas- 2007/6931 sayılı bozma kararına karşı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/10/2007 tarih ve 2007/6-191 esas, 2007/209 karar sayılı ilamında belirtilen eksikliğin ikmal edildiğine ilişkin Adalet Bakanlığının 31.3.2008 gün ve 2006/18703 sayılı yazısı ile infaz dosyası 18.04.2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:

Anılan Yazıda;

(5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 26/3.maddesindeki “Mahkemeler ve Çocuk Hakimi, bu Kanunda ve diğer kanunlarda yer alan tedbirleri almakla görevlidir,” aynı Kanun’un 42/1. maddesindeki “Bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Ceza Mahkemesi Kanunu, Türk Medeni Kanunu, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu hükümleri uygulanır.”şeklindeki hükümler karşısında, suça sürüklenen çocuklar bakımından, Çocuk Koruma Kanunu’nda düzenlenmeyen ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yer alan koruma tedbirlerine, Çocuk Mahkemesi veya hakimi tarafından karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı gerekçeyle verilen karara yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir.

TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16.10.2007 gün ve 2007/6-191 esas, 2007/209 sayılı kararında belirtilen eksiklikler mahallinde tamamlattırılarak yapılan incelemede:

Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre;

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 26/3.madde ve fıkrasında “Mahkemeler ve Çocuk Hakimi, bu Kanunda ve diğer kanunlarda yer alan tedbirleri almakla görevlidir.” aynı Kanun’un 42/1. maddesinde ise “Bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Ceza Mahkemesi Kanunu, Türk Medeni Kanunu, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu hükümleri uygulanır.”şeklinde bir düzenleme öngörülmüştür.

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 26/3. madde ve fıkrasında öngörülen “Mahkemeler ve Çocuk Hakimi, bu Kanunda ve diğer kanunlarda yer alan tedbirleri almakla görevlidir.” hükmü yer almakta ise de; bu hüküm, 5271 sayılı CMK'nın 90 ila 140. maddelerinde düzenlenen “koruma tedbirleri” ile ilgili olmayıp, “çocukları koruyucu ve destekleyici tedbirler” ile ilgili bir düzenlemedir. Suça sürüklenen çocuk bakımından, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nda düzenlenmeyen ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 90 ila 140. maddelerinde yer alan koruma tedbirlerine karar vermede ve hakim kararı alınması gereken diğer durumlarda sulh ceza hakimi görevlidir.

Bu açıklamaların ışığında; uyuşmazlığa konu maddi olayı oluşturan, hırsızlığa teşebbüs suçundan şüpheli ...’den elde edilen ve muhafaza altına alınan eşyaya, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 127/1. maddesi uyarınca el konulması talebini değerlendirip bu konuda bir karar verme yetki ve görevi sulh ceza hakimine aittir. Bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 01.06.2006 gün ve 2006/103781 sayılı tebliğnamesindeki “KADIKÖY 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 14/03/2006 tarihli ve 2005/370 müteferrik sayılı itirazın reddine ilişkin kararının yerine olmadığı ve itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiğine” ilişkin düşüncesi yerinde görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 01.06.2006 gün ve 2006/103781 sayılı tebliğnamesindeki görüş yerinde görülmediğinden, bu konudaki kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 19.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın