6. Ceza Dairesi 2008/3994 E. 2012/4431 K. — Yargıtay Kararı
6. Ceza Dairesi 2008/3994 Esas 2012/4431 Karar 13.03.2012
6. Ceza Dairesi 2008/3994 E., 2012/4431 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : TCK.nun 157/1, TCK,nun 31/3, TCK.nun 50, 52, TCK.nun 51, TCK.nun 63, 5060 YTL.ADPC. 170 YTL nın TCK 55. kazancın müsaderesine
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas, 2008/43 sayılı kararı ışığında, yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan sanığın yararlandırılmasının, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağı ve bu nedenle hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231/5-14 maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Yakınanın olaydan bir gün sonra araştırma yaparak yağmalanan cep telefonunu, sanığın sattığı telefoncu dükkanının vitrininde görünce, kolluğa yaptığı müracaatı üzerine alınan ifadesine ve tanıklar ..., ... ve ...'in yakınanın ilk ifadesi ile uyumlu kolluk anlatımlarına göre, sanığın, suç tarihinde, okula kayıt yaptırmak için gelen yakınanı okul bahçesinin dışına çağırarak, elindeki bıçağı gösterip cep telefonunu yağmaladığının anlaşılmış olması karşısında; eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 149/1-a maddesinde tanımlanan yağma suçunu oluşturduğu sübut bulduğu halde, yakınanın kovuşturma aşamasında değiştirdiği ve sanığı korumaya yönelik olduğu anlaşılan ifadesi esas alınmak suretiyle, kanıtların takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kabule göre de;
2-) Sanık savunmanının, son oturumda lehe olan yasa hükümlerinin uygulanması isteğinin, 5237 sayılı TCY’nın 62/1. maddesini de kapsadığı gözetilmeden, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
3-) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.10.2008 gün, 2008/5-146-245 sayılı kararında ilkeleri belirtilen ve Dairemizce de benimsenmekle yapılan uygulamalara göre; 5237 sayılı Yasanın 55. maddesi gereğince kazanç müsaderesinin suçun işlenmesiyle elde edilen veya suçun konusunu oluşturan yada suçun işlenmesiyle oluşan maddi menfaatlerle, bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazancın, suçun mağduruna iade edilememesi halinde mümkün olduğu, somut olayda suçun mağdurunun açıkça belli olduğu, bu bağlamda kazanç müsaderesi koşulları oluşmadığı halde, yazılı şekilde hüküm kurulması,
4-) 5237 sayılı TCK.nun cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme içermemiş olması, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinde de, kesinleşmiş hükümlerin infaz aşamasında toplanmasının düzenlenmiş olması karşısında; sanık hakkında farklı suçlardan hükmolunan cezaların toplanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 13.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.