6. Ceza Dairesi 2008/21147 E. 2010/7288 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2008/21147 E. 2010/7288 K. — Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2008/21147 Esas 2010/7288 Karar 27.05.2010
6. Ceza Dairesi 2008/21147 E.,  2010/7288 K.

Hırsızlık suçundan sanık ...'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1, 55/3, 59/2, 81/2-3,491/4, 55/3, 59/2, 81/2-3, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4, 765 sayılı Kanun'un 493/1, 522/1, 55/3, 59, 81/2-3, 71. maddeleri gereğince 2 yıl 19 ay 12 gün hapis ve 953.849.520 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair, İZMİR 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/02/2002 tarihli ve 2001/784 esas, 2002/81 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanığın müştekiler ... ve ...'a karşı işlediği hırsızlık suçları nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 142/1 -b, 31/3, 62, 116/1, 31/3, 62, 151/1, 31/3, 62. (ikişer kez) maddeleri uyarınca ikişer kez 10 ay hapis, 2 ay 15 gün hapis, 1 ay 20 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, adı geçenin müşteki ...'ye karşı işlediği hırsızlık suçu yönünden 5237 sayılı Kanun'un lehe olmadığından bahisle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına dair, aynı Mahkemenin 09/04/2008 tarihli ve 2007/542 esas, 2008/219 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 25/09/2008 gün ve 49996 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 17/10/2008 gün ve 208766 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 03/11/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
Kayden 13/09/1983 doğumlu olup, suçun işlendiği 01/06/2001 tarihinde 18 yaşını ikmal etmediği ve daha önce hapis cezasına mahkûm edilmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezalarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesi uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmiş bulunulmasında isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de;
TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A
5271 sayılı CYY’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiş bulunan ve olağan üstü bir yasa yolu olan, yasa yararına bozma kurumu hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesini sağlayan istisnai bir yasa yoludur. Bu olağanüstü yasa yoluna
başvurulabilmesinin ilk koşulu verilen hüküm veya kararın temyiz veya istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş olmasıdır. Karar veya hükümlere karşı başvurulacak olağan yasa yolunun bulunması halinde bu yola başvurulamaz.
İncelenen dosya içeriğine göre;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararı uyarınca hükümlünün yüzüne karşı tefhim edilen hükümde, tebliğ edilmesi gerektiğine de karar verilerek yasa yolu süresinin, tefhim sırasında hazır bulunan hükümlü açısından “tebliğden” itibaren başlayacağı şeklinde yanlış anlamaya neden olacak ifadelere yer verilmek suretiyle hükümlünün yanıltıldığı ve gerekçeli kararın hükümlüye tebliğ işlemi yapılmadığından ,kararının kesinleşmediği, kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği, yukarıdaki açıklamalar ışığında kararın henüz kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında;
1-)İzmir 10.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2008 gün ve 2007/542-2008/219 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma istemin bu aşamada REDDİNE,
2-)İzmir 10.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2008 gün ve 2007/542-2008/219 sayılı kararın hükümlü ...'e CMK’nun 232/6.maddesine uygun olarak yasa yolu başvurusu için ek kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde Yargıtay'a temyiz yoluna başvurabileceği ve başvuru yöntemini açıklayan davetiye ile tebliği ile buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz isteğini içeren dilekçesi de eklendikten ve gerekirse ek tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 27.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın