6. Ceza Dairesi 2008/16630 E. 2012/1871 K. — Yargıtay Kararı
6. Ceza Dairesi 2008/16630 Esas 2012/1871 Karar 07.02.2012
6. Ceza Dairesi 2008/16630 E., 2012/1871 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunan sanık ... hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış,diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın olay tarihinde açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen ... isimli suç ortağı ile birlikte yakınanın park halindeki ford marka kamyonetinin sürgülü camını sert bir cisimle kanırtarak açıp içinden teybi çaldıklarının, anlaşılması karşısında; aracın açılan sürgülü camının sağlam ve dayanıklı olup olmadığı duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptandıktan sonra sonucuna göre hukuki vasfın tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından; sanığın eylemine (aracın camı sürgü tertibatının sağlam ve muhkem olduğunun saptanması halinde 765 sayılı TCK nun 493/1, 522 (pek hafif değer); (aykırı durumda aynı Yasanın 491/2. 522;) 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 143, 53, 151, 53. maddelerine uyduğu gözetilip sonucuna göre lehe yasanın saptanması gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi.
3- Kabule görede;
a- 5237 sayılı TCK.nun 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, sanığın özgülenen kastı, yakınanın etkilenimi ve olayın vahameti de gözetilmek suretiyle, değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde,145. maddesinin sevk amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,
b- sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden aynı yasanın (e) maddesi ile uygulama yapılması,
c- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkum olan sanık hakkında TCK’nun 53.maddesinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, üst C.Savcısının ve sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 07.02.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.